İşte Sendikanın paylaşımları ve detaylar:

2547 sayılı Kanun’un 13/b-4 maddesinin, kendisine, Üniversite içerisinde her türlü yetkiyi verdiğini, bu düzenlemenin, kendisine, hukuka aykırı ve keyfi idari işlem tesis etme özgürlüğü sunduğunu düşünen Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörü; daha önce Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi’ndeki sendikal faaliyetlerimizi pasifize etmek için 2 Sendika İşyeri temsilcimizi, Torbalı Meslek Yüksekokulu ile Efes Meslek Yüksekokulu’na birer yıl süre ile geçici olarak görevlendirmiş;

2006 yılından, 2022 yılına kadarki süreçte Dokuz Eylül Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Hastanesi’nde

“yöneticilik”

görevini yerine getirmekte olan üyemizi görevinden alarak, Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Fakültesi’nde 1 yıl süre ile

Sağlık Teknikeri

olarak görevlendirmişti.

Söz edilen tüm idari işlemlere karşı dava açılarak, tamamının iptal edilmesi sağlanmıştı.

Sürgüne doymayan, sürgüncülüğü bir hayat felsefesi haline getiren Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörü, belirtilen hukuka aykırı sürgünleri yetmiyormuş gibi; Dokuz Eylül Üniversitesi Döner Sermaye İşletmesi (Uygulama Hastanesi) memur kadrosunda görevli Sendikamız Genel Sağlık-İş üyesini, “2021 yılı içerisinde 1 yıl süre ile Dokuz Eylül Üniversitesi Fen Fakültesine görevlendirmesinin ardından”, üyemizi, yine 1 yıl süre ile Dokuz Eylül Üniversitesi Fen Fakültesine görevlendirilmiştir.

Sendikamız Genel Sağlık-İş üyesinin, konuyla ilgili hukuki destek talep etmesi üzerine Genel Sağlık-İş tarafından İzmir 4. İdare Mahkemesi’nde iptal davası açılmıştır.

İzmir 4. İdare Mahkemesi,

“Bu durumda; 2547 sayılı Yasanın yukarıda anılan hükmüyle üniversiteyi oluşturan kuruluş ve birimlerin herhangi birinde hizmetle ilgili olarak ortaya çıkan bir ihtiyacın, üniversitenin kendi personeli ile süratli bir biçimde karşılanmasını, böylece kamu hizmetinin aksamadan ve sürekli olarak yürütülmesinin amaçlanması, madde düzenlemesinde görev yerlerinin değiştirilmesi veya yeni görevler verilmesi yetkisinin “gerekli görülen haller” ile sınırlı olmak üzere kullanılabileceğinin belirtilmesi, görevlendirmenin, “gerekli durum” giderilinceye kadar sürecek bir geçicilik içermesi, Rektöre tanınan yetkinin personelin zorunlu ihtiyaç hallerinde ve belli sürelerle geçici görevlendirilmelerini içeren yetki olarak düzenlenmesi ve bir nakil maddesi olarak kullanılamayacağı hususları dikkate alındığında, 1 yıl süre ile tesis edilen geçici görevlendirme üzerine personel ihtiyacının bu süre içinde karşılanması gerekirken bu yönde herhangi bir eylemde bulunulmayıp, dava konusu işlem ile aynı gerekçelere dayanılarak tekrar 1 yıl süre ile tesis edilen dava konusu işlemin davacının, Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörlüğü Döner Sermaye İşletmesi’ndeki (Uygulama Hastanesi) kadrosundan fiilen uzaklaştırılması ve naklen atanması sonucunu doğurduğu ve 2547 sayılı Yasada öngörülen görevlendirme koşullarını taşımadığı sonucuna varılmakla, dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir.”

Tayini Çıkan Sağlık Personeli Ne Kadar Yolluk Alır? Tayini Çıkan Sağlık Personeli Ne Kadar Yolluk Alır?

şeklinde bir gerekçeyle, dava konusu idari işlemin iptaline karar vermiştir.

Kararı değerlendiren Genel Sağlık-İş Genel Başkanı Derya Uğur,

“Sendikamızca verilen onurlu hukuk mücadelesi çerçevesinde, hukuka aykırı ve keyfi bir idari işlem daha Sendikamız ile üyemizin hukuk zaferiyle sonuçlanmış, üyemizin mağduriyeti giderilmiştir. Söz edilen karar sonucunda, üyemiz, asıl görevine geri dönmüştür. Sendikamızın, tüm idarelerin hukuka aykırı işlemlerini yargıya taşımasının yanı sıra, Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörlüğü’nün de tüm hukuka aykırı idari işlemlerini idari yargıya taşımasına, girişimlerimizin tamamından büyük bir hukuk zaferiyle ayrılmamıza rağmen Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörü, işgal ettiği makamın, kendisine verdiğini düşündüğü gücü kötüye kullanarak, “istediği personeli, istediği yerde görevlendirebileceği” düşüncesiyle hareket etmektedir.

2547 sayılı Kanunun 13/b-4 maddesi, Rektöre,

“istediği her personeli, istediği her birimde görevlendirebilme”

özgürlüğü vermemektedir.

Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörü’nün “hukuku ayaklar altına alan” idari işleminin yürürlükte kalmasının engellenmesi, Hukuk Müşavirliğimizin ve Sendikamızın yoğun çalışmaları neticesinde gerçekleşebilmiştir.

Hukuk, adalet, mahkemeler ve Genel Sağlık İş, bir kez daha göstermiştir ki, “Hiçbir rektörün, hiçbir idarecinin, hiçbir makam sahibinin yetkisi sınırsız değildir!” Hiçbir makamı işgal eden idareciler sonsuza dek bu makamlarda kalmaya devam etmeyeceği gibi, görevleri devam ettiği sürece HUKUKA UYGUN hareket etmek, adil kararlar vermek ve tüm idari personele eşit davranmak yükümlülüğü altındadırlar.

Bu yükümlülüğün ihlali halinde GÖREVLERİNİ KÖTÜYE KULLANIP, işgal ettikleri makamların, kendilerine sınırsız güç vaat ettiği düşüncesinde olanların sonu, Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörü gibi olacak, hukuka aykırı ve keyfi idari işlemleri, mahkemelerce birer birer hukuk aleminden silinecektir.

Genel Sağlık İş, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonraki süreçte de

“hukuk tanımaz, adalet bilmez, hukuku ayaklar altına alan idari işlemler tesis eden yasakçı ve sürgüncü zihniyetlerin”

karşısında durmaya devam edecektir.

Bundan sonraki süreçte de hiçbir üyemiz, yasakçı ve sürgüncü zihniyetlerin “keyfi” idari işlemlerine, oturdukları makamların verdiği yetkilerin “sınırsız” olduğuna inanan idarecilere ezdirilmeyecektir.

Sürgüncü ve yasakçı zihniyetin eseri olan

“geçici görevlendirme idari işleminin”

iptali yönündeki karar, büyük bir hukuki kazanım olup, İzmir 4. İdare Mahkemesi’nin iptal kararını, tüm emekçilere armağan ediyor, bu kararın alınmasındaki yoğun ve özverili çalışmaları nedeniyle Hukuk Müşavirlerimize teşekkür ediyoruz.” diye konuştu.

Editör: Ertuğrul Gülmez