Bu emsal niteliğindeki karar, kiracıları ve ev sahiplerini etkileyecek önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Ancak, doların yükselişiyle birlikte kira fiyatlarının artması, uygun fiyatlı ev bulmayı zorlaştırdı ve kiracılar için zorlu bir süreç ortaya çıkardı.

Ekonomistlere Göre Memura Yıl Sonu % 26 Enflasyon Farkı Verilecek Ekonomistlere Göre Memura Yıl Sonu % 26 Enflasyon Farkı Verilecek

Yargıtay'ın emsal kararı, işten çıkarılan bir ev sahibi ile kiracısı arasında yaşanan bir anlaşmazlık üzerine verildi. İşten çıkarılan ev sahibi, bulunduğu kentten ayrılarak başka bir ilçeye taşındı ve kiradaki evini boşaltmasını istedi. Ancak kiracı, evi boşaltmaya yanaşmayınca davacı ev sahibi, Sulh Hukuk Mahkemesi'ne başvurdu. Davacı, işten çıkarılması nedeniyle bulunduğu ilçeden taşındığını ve halen başka bir evde kiracı olarak yaşadığını belirtti. Ev sahibi, oğlunun konut ihtiyacı sebebiyle kiralanan evin tahliyesini talep etti. Kiracı ise davanın reddedilmesini istedi.

Sulh Hukuk Mahkemesi, davacı tarafın ihtiyaç iddiasını kanıtlayamaması üzerine davanın reddine karar verdi. Ancak davacı, bu kararı temyiz etti ve dosya Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'ne ulaştı. Yargıtay'ın emsal nitelikteki kararında, ev sahibinin başka bir dairede kiracı olarak oturması yeterli bir delil olarak kabul edildi.

Kararda, şu ifadelere yer verildi:

İhtiyaç iddiasına dayalı davalarda tahliyeye karar verilebilmesi için ihtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olduğunun kanıtlanması gerekir. Devamlılık arz etmeyen geçici ihtiyaç tahliye sebebi yapılamayacağı gibi henüz doğmamış veya gerçekleşmesi uzun bir süreye bağlı olan ihtiyaç da tahliye sebebi olarak kabul edilemez. Davanın açıldığı tarihte ihtiyaç sebebinin varlığı yeterli olmayıp, bu ihtiyacın yargılama sırasında da devam etmesi gerekir. Somut olayda kira sözleşmesinin varlığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Dava, davacının oğlunun konut ihtiyacının doğmasına dayanmakta olup, ihtiyaçlının kirada oturduğuna ilişkin akit dosya arasında bulunmaktadır. Konut sebebine dayalı tahliye davalarında kirada oturan ihtiyaçlının kirada oturması, ihtiyacın varlığının başlıca kanıtıdır. Dinlenilen davacı tanıklarının da ihtiyaç iddiasını doğruladıkları anlaşılmaktadır. Bu durumda ihtiyacın samimi, gerçek ve zorunlu olduğunun kabulü icab eder. Mahkemece ihtiyaç nedeniyle tahliye isteminin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.

Editör: Sinan Yıldırım