Aydın Efeler 26 No’lu Aile Sağlığı Merkezi (ASM)’nde kadın aile hekimine yönelik mobbing iddiaları sonrası iki doktorun açığa alınmasıyla başlayan süreç yeni bir aşamaya taşındı. Açığa alınan Doktor Eralp Atay ve Doktor Mesut Amanak’ın avukatı Berk Haykır, kamuoyuna 10 maddelik bir açıklama yaptı.
Açıklamada, merkezin kuruluş süreci ve mülkiyet yapısına özellikle dikkat çekildi.
“Merkez Sıfırdan Kuruldu, Bina Özel Mülkiyet” Vurgusu
Avukat Berk Haykır tarafından yapılan açıklamada, söz konusu Aile Sağlığı Merkezi’nin sıfırdan kurulduğu ve binanın özel mülkiyet olduğu ifade edildi. Merkezin kuruluş aşamasında yapılan yatırımlar ve fiziki düzenlemelere ilişkin detaylara yer verildiği belirtildi.
Savunma tarafı, kamuoyuna yansıyan iddiaların tek taraflı olduğunu ve idari sürecin devam ettiğini vurguladı.
İdari Süreç Devam Ediyor
Kadın aile hekiminin çalışma koşullarına ilişkin şikayetleri sonrası başlatılan süreçte, Aydın Valiliği kararıyla iki doktor açığa alınmıştı. Olayın ardından hem sendikalar hem de sağlık camiası konuyu yakından takip etmeye başladı.
Avukat tarafından yapılan açıklamanın, sürece ilişkin kamuoyunu bilgilendirme amacı taşıdığı ifade edildi. İdari soruşturmanın sonucunun önümüzdeki günlerde netleşmesi bekleniyor.
1-) Müvekkil, 01.05.2025 tarihinden itibaren Aydın ili Efeler ilçesinde yer alan Aydın Efeler 26 No’lu Aile Sağlığı Merkezi (ASM) bünyesinde 099 No’lu aile hekimliği biriminde aile hekimi olarak görev yapmaktadır. Söz konusu ASM, yerleştirme aşamasında fiziki binası bulunmayan, yalnızca “sanal” olarak tanımlanan iki birimli bir yapı niteliğinde iken; yer tespiti, tadilat, altyapı kurulumu ve demirbaş temini gibi işlemler tamamlandıktan sonra 01.09.2025 tarihi itibarıyla fiilen hizmet verir hâle getirilmiştir.
2-) ASM’nin kuruluş süreci, başlangıçta binası bulunmayan bir merkezin hayata geçirilmesinin gerektirdiği yüksek maliyet ve uzun inşaat/tadilat süreci gözetildiğinde, hekimler bakımından ciddi bir ekonomik ve fiilî yük doğurmaktadır. Nitekim dava konusuna sebebiyet veren Dr. Alnur Dağ Karaköse, kura sırasında ortada bina bulunmayan ve sıfırdan oluşturulması gereken bu iki birimli ASM’yi, masraflı ve zahmetli olacağı gerekçesiyle seçmemiştir. Buna karşılık, aynı kurada hekim sıralamasında daha sonra gelen Dr. Eralp Atay ve Dr. Mesut Amanak söz konusu binası olmayan ASM’yi seçmiş; uzun bir yer arayışı sonrası uygun mekânı bularak kendi birikimleri ve emekleriyle aylar süren tadilat/inşaat ve donanım çalışmalarını yürütmüş; ASM’yi sağlık hizmeti sunulabilir standarda getirerek fiilen faaliyete geçirmiştir.
3-) ASM’nin bulunduğu taşınmaz tamamen özel mülkiyete konu olup; mülk sahibi ile Dr. Eralp Atay ve Dr. Mesut Amanak arasında imzalanmış kira sözleşmesi mevcuttur. Kira sözleşmesinde taşınmazın üçüncü kişilere kullandırılamayacağı / devredilemeyeceği yönünde hüküm bulunduğu; bu nedenle, kiracı hekimlerin rızası ve/veya mülk sahibi ile hukuken geçerli bir sözleşmesel zemin kurulmadan, taşınmazda üçüncü bir kişinin fiilen faaliyete başlamasının sözleşmeye aykırılık ve malike karşı sorumluluk doğuracağı müvekkil tarafından özellikle vurgulanmıştır.
4-) ASM fiilen açılıp hizmet vermeye başladıktan sonra İl Sağlık Müdürlüğünce, merkez bünyesinde yeni birim açılması yönünde bir irade ortaya konulmuş; müvekkil ve diğer hekim, taşınmazın özel mülkiyet niteliği, mevcut kira sözleşmesi hükümleri ve ortak alan/altyapı giderleri dikkate alındığında bu talebe olumsuz görüş bildirmiş ve bu iradelerini idareye iletmiştir.
5-) Buna rağmen, İl Sağlık Müdürlüğünce, kira sözleşmesinin tarafı olunmaksızın ve merkezde çalışan hekimlerin açık rızası alınmaksızın, tamamen özel mülk niteliğindeki bu taşınmazda 3. birim tanımlanmış ve söz konusu birim ek yerleştirme listesine alınmıştır. Bu kapsamda 24.12.2025 tarihli ek yerleştirme sürecinde, Dr. Alnur Dağ Karaköse tarafından, daha önce kura aşamasında binası olmadığı için tercih etmediği bu ASM’de 101 No’lu birimin, taşınmazın özel mülk olduğu ve ortak alan/altyapı kullanımına ilişkin belirlenen koşullar bilindiği hâlde seçilmiştir.
6-) Yerleştirme sonrasında müvekkil ve ASM’deki diğer hekimler, yeni birimde fiilen faaliyete başlanabilmesi için; (i) kira sözleşmesinin tarafı olunması, (ii) birimin asgari fiziki/işlevsel şartlarının sağlanması ve (iii) ortak alan ve altyapı kullanımına ilişkin giderlerin karşılanmasına dair hususların netleştirilmesi gerektiğini muhatabına bildirmiştir. Bu çerçevede, ortak alan ve imkânların kullanımına karşılık 1.600.000 TL bedelin 07.01.2026 tarihine kadar ödenmesi yönünde bir mutabakat sağlandığı; ancak ödemenin eksik ve ayrıca bizzat ilgili hekim yerine üçüncü kişi aracılığıyla yapılmaya çalışılması sebebiyle, müvekkil tarafından iade edildiği beyan edilmektedir.
7-) Dava konusuna sebebiyet veren Dr. Alnur Dağ Karaköse'nin kira sözleşmesine dahil olmaksızın ve asgari şartları tamamlamaksızın, ilgili odada fiilen çalışmaya başlamak istemesi, taşınmazın özel mülkiyet niteliği ve sözleşme hükümleri karşısında hukuki dayanak olmaksızın fiilî kullanım/işgal sonucunu doğurmuş; bu durum ASM’de çalışma barışını zedelemiş, ortak alanların kullanımında ihtilaflara yol açmış ve sağlık hizmeti sunumunda ciddi gerilim ve riskler yaratmıştır. Özetle; Dr. Alnur Dağ Karaköse’nin, başlangıçta binası olmadığı için seçmediği bir merkez, Dr. Eralp Atay ve Dr. Mesut Amanak tarafından sıfırdan kurulup hizmete hazır hâle getirildikten sonra, kira sözleşmesi kurulmadan ve gider/koşullar karşılanmadan “hazır kurulu yapıya” fiilen yerleşilmek istenmesi, uyuşmazlığın temel sebebini oluşturmuştur.
8-) Ayrıca süreç içerisinde ASM içerisinde Dr. Alnur Dağ Karaköse tarafından izinsiz görüntü/kayıt alındığı, bu kayıtların internet/sosyal medya mecralarına taşındığı ve müvekkil ile çalışma arkadaşlarının hedef hâline getirildiği; bu nedenle ilgili kişiler hakkında suç duyurusunda bulunulduğu ve taşınmazın fiilî kullanımına ilişkin hukuki yollara başvurulmuştur.
9-) Öte yandan, uyuşmazlığa kaynaklık eden şikâyet dilekçeleri müvekkile tebliğ edilmemiş; müvekkil, savunma hakkını etkin kullanabilmesi için şikâyet dilekçelerinin tarafına verilmesini ve akabinde gerekirse ek süre tanınmasını talep etmiştir.
10-) Sonuç olarak uyuşmazlık; özel mülkiyete konu ASM binasında, mevcut kira sözleşmesi hükümleri ve tarafların rızası gözetilmeksizin yeni birim açılması ve fiilî yerleştirme girişimleri ile, kira sözleşmesi kurulmadan ve diğer asgari şartlar sağlanmadan faaliyete başlanmak istenmesi nedeniyle doğmuş; Bu süreç, müvekkili hukuka ve kira sözleşmesine aykırı biçimde sorumluluk altına sokmuş, ayrıca müvekkilin çalışma huzurunu ve iş barışını bozmuştur.




