UMKE’de 15 yıldır görev yapan Dilek İlgin, deprem esnasında görevi başında olduğunu belirtti. Deprem gecesi çalıştığı için çocuğunu annesine bıraktığını, ancak depremden saatler sonra iletişim kurabildiğini aktaran İlgin, ilk olarak yıkılan bir binanın enkazına gittiğini söyledi.
Enkazda 17 yaşındaki bir kız çocuğuna ulaşıldığını ifade eden İlgin, dar bir koridordan sürünerek 12-13 metre ilerlemek zorunda kaldığını belirterek şu sözleri kullandı:
“Damar yolunu taktık, oksijenini ve servikal boyunluğunu taktık. İlk müdahalemizi yaptık. Enkazda kalan kız çocuğu ‘Abla çıkma, ben çok korkuyorum’ diyordu ama çıkmak zorundaydık.”
İlgin, kız çocuğunun “Hiltiyi bana versinler ben kolumu kendim kırabilirim” sözlerinin aklından hiç çıkmadığını, ikinci deprem nedeniyle ise maalesef onu kurtaramadıklarını anlattı.
“Bugün Olsa Yine Gözümüzü Kırpmadan Gideriz”
Dilek İlgin, enkaz başında kendi yakınlarını değil, içerideki insanları düşündüklerini vurgulayarak, sahada ekip arkadaşlarıyla aralarında güçlü bir bağ oluştuğunu söyledi. İlgin, “Biz hâlâ birbirimize bu konuyu bile açamıyoruz. Birbirimize baktığımızda aynı acıya baktığımızı biliriz” ifadelerini kullandı.
112 Personeli Yekta Yazıcı: “10 Gün Enkazdan Ayrılmadım”
112 Acil Sağlık ekibinde görev yapan Yekta Yazıcı, ekip arkadaşlarıyla birlikte enkazdan çıkarılan yaralılara hızlı müdahale ettiklerini söyledi. Depremde 10 gün boyunca kesintisiz çalıştığını belirten Yazıcı, şu ifadeleri kullandı:
“Enkaz alanından hiç ayrılmadım. Öyle bir şey olsa yine canla başla koşar giderim. O an sadece ‘bu insanı hayatta nasıl tutabilirim’ çabasında oluyorsun.”
Yazıcı, zaman zaman elleriyle toprak kazdıklarını, bir yandan da depremzedelere psikolojik destek vermeye çalıştıklarını anlattı.
UMKE Personeli Kılıçdoğan: “4 Kişiyi Canlı Çıkardık”
UMKE personeli Mehmet Reşit Kılıçdoğan, deprem sırasında yıllık izinde olduğunu ve büyük korku yaşadıklarını söyledi. Eşi ve çocuğunu güvenli bir bölgeye bıraktıktan sonra hemen sahaya gittiğini belirten Kılıçdoğan, AFAD ile koordineli şekilde çalıştıklarını ifade etti.
Kılıçdoğan, ilk enkazda 4 kişiyi canlı, 2 kişinin ise cansız bedenini çıkardıklarını belirterek, sonraki günlerde de birçok vakaya müdahale ettiklerini söyledi. İkinci depremi de Galeria Sitesi enkazında yaşadığını aktaran Kılıçdoğan, yaklaşık 35 kişinin enkaz altından çıkarılmasına katkı sunduklarını dile getirdi.
“6-7 Gün Çocuğumu Göremedim”
Deprem sürecinde yaşananların unutulmasının mümkün olmadığını belirten Kılıçdoğan, “Vicdanen rahatım. Yaklaşık 6-7 gün çocuğumu göremedim. Enkaz başından ayrılamadım” diyerek yaşadıkları fedakârlığı anlattı.
Komuta Kontrol Merkezi: “Yardım Çığlıklarına Umut Olmak Zorundaydık”
112 Acil Sağlık ekibinde görevli Sultan Dağlı, 18 yıldır görev yaptığını ve 11 yıldır Komuta Kontrol Merkezi’nde çalıştığını belirtti. Deprem sonrası çağrı merkezine binlerce ihbar düştüğünü ifade eden Dağlı, ekipleri hızla yıkılan binalara yönlendirdiklerini söyledi.
Dağlı, deprem gecesi ailesinden uzun süre haber alamadan görevini sürdürdüğünü belirterek şu sözleri kullandı:
“O telefonun başında ‘yardım edin’ çığlıklarına umut olmak zorundaydık. Bir yandan da endişe ve korku içindeydik. Rabb’im bir daha yaşatmasın.”
Sağlık Çalışanlarının Depremdeki Mücadelesi Unutulmuyor
Depremde görev yapan UMKE ve 112 personeli, hem enkaz başında hem de koordinasyon merkezlerinde yürüttükleri çalışmalarla binlerce insanın hayatına dokundu. Sağlık çalışanlarının anlattıkları, depremin izlerinin hâlâ taze olduğunu ve sahadaki mücadelenin unutulmadığını bir kez daha ortaya koydu.




