Hatay'ın Antakya ilçesi Narlıca Mahallesi'ndeki 4 katlı Sönmez Apartmanı, 6 Şubat'ta yaşanan Pazarcık ve Elbistan merkezli depremlerde yıkıldı.

Dr. Sönmez'in 23 yaşlarındaki ikiz kızları Melike Gül ve Şeyma Nur ile 19 yaşındaki oğlu Zarif, binanın enkazında yaşamını yitirdi, Sıtkı Sönmez ise mücadele verdiği yıkıntıların arasından 41 saat sonra çıkarılarak hastaneye götürüldü.

Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Mobbing İddiası Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Mobbing İddiası

Tedavisinin ardından Samsun'a giden Sönmez, başhekimlik görevini vekaleten yürüttüğü Hatay'a dönerek sahra hastanesinde kendisi gibi afetzedelerin yaralarının sarılmasına yardımcı oluyor.

Yaşadıklarını AA muhabirine anlatan Sönmez, o gece ilk sarsıntısıyla uyandığını söyledi. Ayağa kalkmak istediğini ancak depremin şiddetinden dolayı bunu başaramadığını belirten Sönmez, "Yere yığıldım, üzerime beton tavan düştü, yaşam alanı oluşturarak beni oraya hapsetti. O zaman olayın boyutunu bilmiyordum. Seslenmeye çalıştım cevap alamadım." dedi.

"Bir baba olarak yaşadığım acı tarif edilemez"

Sönmez, yaklaşık 8 saat sonra sesini duyan yeğeninin enkazdan içeri girerek kendisine nefes alabileceği bir alan oluşturduğunu aktardı.

Enkaz altında yaşam mücadelesi verdiğini vurgulayan Sönmez, şöyle devam etti:

"İkiz kızlarım ve oğlum olmak üzere 3 çocuğum enkaz altında rahmetli oldular. Aynı binada kız kardeşim ve ağabeyimin iki kızı da vardı. Aile yakınlarımızdan 6 şehidimiz oldu. Hastaneden çıktıktan sonra çocuklarımın cenazesini defnettim. Bir baba olarak yaşadığım acı tarif edilemez. Herkes annesi, babası ve yakınları öldüğünde çok üzülür ama evlat acısı çok farklı. Tarifi çok zor. Her bir evladın için ayrı bir acı duyuyorsun. 3 evlat birden. 23 yaşında iki kız, 19 yaşında bir oğlan... Kolay bir olay değil. Allah bize sabır ve tahammül versin."

Dr. Sönmez, Samsun'da kendisini toparladıktan sonra Hatay'a dönmeye karar verdiğini ve depremzedelere yardımcı olabilmek için işinin başına geçtiğini kaydederek "Hayatımdaki tek gayem insanlara yardımcı olabilmek, onlar için bir şey yapabilmekti. Maddi hiçbir şeyi gözetmedim. Şu anda aynı duygularla buradayım. İnsanlara ufak bir faydam olabilirse o bana kafi, başka hiçbir maksadım yok." diye konuştu.

Editör: Sinan Yıldırım