Diş Hekimleri Dayanışma Platformu’nun yayımladığı rapora göre, Türkiye’de diş hekimi müracaat oranı yıllar içinde sınırlı artış gösterdi.
2013’te kişi başı 0,5 olan başvuru sayısı, 2023/2024 döneminde yalnızca 0,7’ye yükseldi. Bu durum, ağız ve diş sağlığı hizmetlerinde beklenen gelişmenin sağlanamadığını ortaya koyuyor.
Tıbbi Başvurular Artarken Diş Sağlığı Geri Kaldı
Raporda, genel sağlık hizmetlerine başvuruların aynı dönemde ciddi artış gösterdiği vurgulandı.
Türkiye’de hekim müracaat oranı 10 yılda %48 artarken, diş hekimliği hizmetlerinde artışın oldukça sınırlı kalması dikkat çekti
Yüksek Çürük Oranları Halk Sağlığı Riski Oluşturuyor
Verilere göre Türkiye’de diş çürüğü oranları oldukça yüksek seviyelerde seyrediyor.
Çocuk ve gençlerde %90’a, ileri yaş gruplarında ise %99’a kadar çıkan oranlar, ciddi bir halk sağlığı riski oluşturuyor.
Kamu Yatırımlarında Diş Sağlığı Payı Düşük
2026 yatırım verilerine göre, ağız ve diş sağlığı yatırımları genel sağlık yatırımları içinde oldukça düşük paya sahip.
Yaklaşık 16 milyar TL’lik diş sağlığı yatırımı, toplam 600 milyar TL’yi aşan sağlık yatırımları yanında sınırlı kalıyor.
Personel Ve Randevu Sorunu Büyüyor
Kamu hastanelerinde diş hekimi sayısının yetersizliği, randevu bulmayı zorlaştırıyor.
2024’te diş hekimliği randevularının 22 milyonu aşmasına rağmen, mevcut kapasite talebi karşılamada yetersiz kalıyor.
Bölgesel Eşitsizlik Ve Altyapı Eksiklikleri
Türkiye genelinde diş üniti dağılımı bölgeler arasında ciddi farklılıklar gösteriyor.
Bazı büyük şehirlerde bir üniteye düşen nüfusun 10 bin kişiye kadar çıkması, hizmete erişimi zorlaştırıyor.
Diş Hekimlerinde Yurt Dışı Göçü Artıyor
Raporda, diş hekimi göçüne de dikkat çekildi.
Yurt dışında çalışmak için alınan iyi hal belgesi başvurularının 2014’te 23 iken 2023’te 365’e yükselmesi, nitelikli insan gücü kaybı riskini ortaya koyuyor.
Uzmanlardan Acil Reform Çağrısı
Uzmanlar, mevcut tablo karşısında aile diş hekimliği sisteminin yaygınlaştırılması, yeni kadroların açılması ve altyapı yatırımlarının artırılması gerektiğini belirtiyor.
Aksi halde Türkiye’de ağız ve diş sağlığı hizmetlerinde sorunların derinleşeceği ve maliyetlerin artacağı ifade ediliyor.




