Hemşire sendikası Mayıs ayının başında 2 gün grev ilan etti. Buna büyük ihtimalle asistan doktor da katılırsa tarihin en kapsamlı sağlık grevi olacak ve hastanelerde neredeyse kimse çalışmayacak.
İngiltere’de sağlık emekçilerinin yeni grev dalgası Mayıs ayında başlıyor. 2022’den 23’e geçene kadar demiryolu ve posta işçilerinin öncülük ettiği grev hareketinde bu iki işkolunda da anlaşmaya üyelerin onayı ile varılmıştı. Akademisyenlerin grevleri ise verilen teklifi sendika yönetimi olumlu bulduğu için ertelenmiş ancak bu durum sendika içinde yeni tartışmalara yol açmıştı. Hemşirelerin, ambulans şoförlerinin ve paramediklerin grevlerinde ise işverenlerin teklifi sendika yönetimleri tarafından üyelerinin onayına götürülmüştü. Bu aşamada grev süreci devam eden yalnızca asistan doktorlar kalmıştı. Geçen hafta 4 gün süren grev sonucunda ise 200 bine yakın hasta randevusu iptal edilmişti. 

Covid-19 Geçiren Bir Çok Kişinin Koku Duyusu Geri Gelmedi Covid-19 Geçiren Bir Çok Kişinin Koku Duyusu Geri Gelmedi

Hükümet asistan doktorların örgütü olan Britanya Tabipler Birliğinin (BMA) yüzde 35 zam talebiyle geçmişe dönük ücret kayıplarını telafi etme ısrarını reddetmiş ve diğer sendikaların üyelerine götürdüğü teklif çerçevesinde bir zammı kabul etmelerini istemişti. Bu nedenle taraflar arasında görüşmeler de durmuştu. Ancak grev sürerken hemşirelerin kendilerine sunulan teklifi yüzde 54 ile reddetmeleri sağlık sisteminin ve siyasetin ortasına bomba gibi düştü. Her ne kadar daha küçük olan ve daha çok ambulans şoförlerinin üye olduğu UNISON sendikasının üyeleri teklifi kabul etse de tarihinde ilk kez greve giden Royal College of Nursing üyesi on binlerce hemşirenin teklifi reddedip grev kararında ısrar etmesi sağlık sektöründe yeni ve daha güçlü bir grev dalgasının Mayıs ayında başlamasına neden oldu.

Hemşire sendikasının yetkilileri üyelerinin tutumunun net olduğunu ve görüşmelerin yeniden başlaması gerektiğini belirtip Mayıs ayının başında 2 gün grev ilan etti. Buna büyük ihtimalle asistan doktorlar da katılırsa tarihin en kapsamlı sağlık grevi olacak ve hastanelerde neredeyse kimse çalışmayacak. RCN bununla da kalmadı ve Aralık ayı sonuna kadar grevleri sürdürmek için üyelerini yeniden grev oylamasına davet etti. Ancak bu kez her bir hastanede ayrı ayrı oylama yerine tüm hastanelerdeki üyelerinin hepsini tek bir oylamaya davet etti. Bugüne kadar her bir hastanede ayrı oylama olduğu için birçok hastanede grev olmamıştı. Bu sefer oylama sonucunda greve onay çıkarsa tüm hastaneleri kapsayan hemşire grevleri mümkün olacak. Bu esnada uzman doktorların grev oylaması da devam ediyor. Yani yeni katılımlar da mümkün. 

İngiltere’de sağlık hizmeti (NHS) kamusal ve ücretsiz olsa da 10 yılı aşkın süredir ciddi bir gerileme yaşanıyor. Bir yandan hükümetin ayırdığı bütçe azalıyor, diğer yandan ticarileşmeye dönük adımlar atılıyor. Aynı zamanda NHS merkeziyetçi bir yapıdan bölgesel yönetimlerin söz sahibi olduğu bir örgütsel reformdan geçti ve artık hastaneleri CEO’lar, şirket yönetme mantığıyla idare etmeye başladı. Bunun bir sonucu İngiliz doktorların sektörden ve ülkeden ayrılmasıyken bunun yarattığı açığı diğer ülkelerden gelen doktor, hemşire ve diğer göçmen sağlık emekçileri ile doldurmaya çalıştı. Bunun üstüne 2 yılı aşkın devam eden pandemideki aşırı yoğunluk ve stres düşük ücretlerle birleşince sektörden kaçışı da hızlandırdı. Bugün NHS genelinde 60 binden fazla açık pozisyon var. Sektörden ayrılıp kafelerde ve süpermarketlerde çalışanlar saat başına aynı ücretleri, bazı durumlarda daha yüksek ücretleri aldığı için mevcudu korumak da zor oluyor. Grevler olmasa da randevularda ertelemeler sıkça yaşanıyor, aylar sonrasına randevu bulmak normal hale geliyor.

Bu nedenle tarihsel açıdan grev deneyimi olmayan hemşireler de, diğer sağlık çalışanları da bu grev hareketiyle kalıcı kazanımlar almayı hedefliyorlar. Toplumun genelinden de destek alıyorlar. Olası bir yenilgi durumunda sektörden ayrılmanın çok daha kitlesel olacağını öngörmek zor değil. Bu açıdan hastane “CEO’ları” da bizzat pazarlıkta söz sahibi olmadıkları için gergin şekilde süreci takip ediyorlar.

Hükümet enflasyonla mücadele önceliği adı altında uzun süre maaş zamlarını müzakere etmeyi reddetmişti. Geçen yıl başlayan müzakerelerde 2023 yılı bütçesi belirli olduğu için 2023 için zam yapılamayacağını ama 2024’ü konuşabileceklerini belirten hükümet bundan geri adım atmak zorunda kalmış ve 2023 için, yüzde 10 enflasyonun altında olsa da, yaklaşık yüzde 5 zam ve bir sefere mahsus 1600 pound civarında bir ödemeyi teklif etmişti. Sendikaların olumlu bulup üyelerine götürdüğü ve hemşirelerin reddettiği son teklif buydu. 

Hükümet asistan doktorların yüzde 35 talebi karşısında onları yalnızlaştırmak ve diğer sendikaları örnek göstererek teşhir etmek isterken bir anda hemşirelerin yeniden devreye girmesi ile durum tersi yönde, emekçiler lehine değişti. Asistan doktorların örgütlenmesinde sol, sosyalist yaklaşımlar belirgin olmasına karşın hemşireler açısından bunu söylemek mümkün değil. Buna rağmen sömürü şartlarına karşı aynı işyerinde çalışanların birliği açısından önemli bir adım oldu. Hükümetin aynı günlerde, koordineli grevlerle hastanelerin neredeyse kapanma noktasına gelmesini göze alması da çok güç. 

Sosyal medyada bazı asistan doktorların saati 14 pounda çalıştıklarını ama bazı kafelerde saati 18 pounda işçi arandığını belirten paylaşımları yaygın ve gerçekçi bir örnek. En azından benim gördüğüm bu tür paylaşımlar, bizim ülkemizde sıkça gördüğümüz tepkisel, şımarık söylemlerden ayrılıyor, bir gerçeğe işaret ediyor. İngiltere’de akademisyenlerin, mühendislerin, doktorların işini bırakıp başka sektörlerde, daha “düşük kalifiye” olarak tarif edilen işlerde çalışması gayet normal bir tercih. Bu nedenle herhangi bir siyasal önderlik olmadan dahi somut yaşam ve sömürü şartları grevde ısrarı ve yüksek ücret artışı talebini mümkün kılıyor.

İngiltere’de en belirleyici sorun siyasal önderlik meselesi. İşçi Partisinin (Labour) yönetimi en son Corbyn’in vekil adaylığını yerel parti örgütünün kararının tersine reddetti. Corbyn’in adaylıkta ısrar edip etmeyeceği, bağımsız aday olarak seçime girip girmeyeceği henüz belli değil. Ancak Labour’ın hükümet kurmasının kuvvetle muhtemel olduğu 18 ay sonraki seçimin ardından mecliste sosyalist vekillerin sayısı azalabilir. Labour dışında bağımsız bir sol alternatifin işçilerin geçen yıldan bu yana sürdürdükleri grev hareketiyle birlikte yükselip yükselmeyeceğini de zamanla göreceğiz.

Editör: Ertuğrul Gülmez