Hayvanseverleri ve tüm Türkiye'yi derinden sarsan olay, geçtiğimiz perşembe günü sabah saat 10.00 sıralarında İzmir’in Buca ilçesi Barış Mahallesi Adnan Kahveci Caddesi üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre; caddedeki bir çöp konteynerinin içine bırakılan şüpheli poşetleri fark eden çevre esnafı, durumu ivedilikle emniyet güçlerine bildirdi. İhbar üzerine olay yerine gelen asayiş ekipleri, poşetleri açtıklarında içlerinde bazıları henüz yavru olan toplam 33 ölü kedi bulunduğunu belirledi. Yaşanan vahşetin ardından, hayvan hakları ihlali kapsamında kedilerin kesin ölüm nedeninin tespiti ve çöpe atanların yakalanması için polis ekiplerince geniş çaplı teknik çalışma başlatıldı.
Veteriner Hekim İki Ayrı Suçtan Mahkemeye Sevk Edildi
İzmir Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin bölgedeki güvenlik kameralarını incelemesi ve titiz takibi neticesinde, kan donduran olayla bağlantısı olduğu tespit edilen veteriner hekim H.E., İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı talimatıyla kıskıvrak gözaltına alındı. Emniyetteki sorgu ve ifade işlemleri tamamlanan şüpheli veteriner, sevk edildiği adliyede savcılık tarafından çevreyi kasten kirletmek ve hayvanı kasten öldürme suçlamalarıyla tutuklanması talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildi.
Başsavcılık Serbest Bırakılma Kararına İtiraz Etti
Hakim karşısına çıkan veteriner hekim H.E., Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği tarafından adli kontrol şartı uygulanarak serbest bırakıldı. Zanlının serbest kalması kamuoyunda ve hayvan hakları savunucuları arasında büyük tepki çekerken, adli makamlardan gecikmeden yeni bir hamle geldi. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, şüphelinin adli kontrolle serbest bırakılması kararına resmi olarak itiraz ederek tutuklanmasını talep etti. Bölgedeki veteriner klinikleri ve sokak hayvanlarının korunmasına yönelik yürütülen bu hassas kedi katliamı soruşturması çok yönlü olarak derinleştirilerek devam ediyor.
🩺 Sağlık Personeliyiz Analizi
İzmir'de yaşanan ve 33 kedinin ölümüyle sonuçlanan bu trajik olay, tıp ve sağlık camiasının en saygın kolları arasında yer alan veteriner hekimlik mesleğinin etik değerlerini yeniden tartışmaya açmıştır. Can dostlarımızın sağlığını ve yaşamını korumakla mükellef bir meslek mensubunun, bu derece büyük bir hayvan vahşeti ve çevre sağlığı skandalı ile adının anılması, başta fedakar veteriner hekimlerimiz olmak üzere tüm sağlık personellerini derinden üzmüştür.
Tıbbi atık yönetimi, kliniklerde hayatını kaybeden hayvanların yasal mevzuata uygun şekilde dezenfekte edilerek gömülmesi veya bertaraf edilmesi, hem halk sağlığı hem de çevre sağlığı açısından hayati bir zorunluluktur. Hayvan cesetlerinin poşetlerle halka açık çöp konteynerlerine atılması, bulaşıcı hastalık riski (zoonoz hastalıklar) açısından da ciddi bir tehdit barındırmaktadır. Adli sürecin ve başsavcılığın itirazının yakından takipçisi olarak, suçluların en ağır cezayı almasını ve mesleğin onurunun korunmasını temenni ediyoruz.




