Kamu personelinin idareyle yaşadığı ihtilaflarda arabulucu rolü üstlenen Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) bünyesindeki Kamu Denetçiliği Kurumu (KDK), sağlık çalışanlarını yakından ilgilendiren emsal niteliğinde bir karara imza attı. Bir devlet hastanesinde görev yapan uzman doktorun, fiziki ve teknik imkansızlıklar nedeniyle hastane binaları arasında mekik dokuması sonucu çarptırıldığı disiplin cezası, Ombudsman denetimine takıldı. KDK, Sağlık Bakanlığı’na söz konusu cezanın derhal kaldırılması yönünde tavsiyede bulundu.
Altyapı Yetersizliği "Görev Yerini Terk" Sayıldı
Dava dosyasına yansıyan bilgilere göre olay, kadrosu ana binada bulunan uzman hekimin, hastanenin geçici ek hizmet binasına görevlendirilmesiyle başladı. Ek binada hastaların teşhis ve tedavisi için gerekli olan teknik altyapının bulunmaması nedeniyle doktor, tıbbi işlemleri kesintiye uğratmamak adına zaman zaman ana binaya giderek görevini orada sürdürdü. Ancak hastane yönetimi, bu durumu görev yeri ihlali olarak değerlendirerek hekim hakkında soruşturma başlattı ve 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu kapsamında "uyarma" cezası verdi.
Ombudsman: İdare Hukuki Nitelendirme Hatası Yaptı
Disiplin cezasının ardından hakkını aramak için KDK’ya başvuran hekimin dosyasını inceleyen Ombudsman, idarenin ceza maddesinde vahim bir hata yaptığını saptadı. Kararda; isnat edilen fiil ile uygulanan kanun maddesinin uyuşmadığı, "görev yerinde bulunmamak" eylemi ile "görevde kayıtsızlık" eylemlerinin aynı kefeye konulamayacağı aktarıldı. Kararda, disiplin hukukunda yer alan belirlilik ve hukuki güvenlik ilkesi gereği, kamu görevlilerinin hangi eyleme hangi cezanın verileceğini önceden açıkça bilmesi gerektiği, idarenin keyfi veya hatalı yorumlarla ceza tesis edemeyeceği vurgulandı. Tavsiye kararı uyarınca Sağlık Bakanlığı'nın 30 gün içinde işlem yapması bekleniyor; aksi halde hekim için yargı yolu açılacak.
🩺 Sağlık Personeliyiz Analizi
Kamu Denetçiliği Kurumu’nun (KDK) uzman hekim hakkında verilen uyarma cezasını hukuka aykırı bularak iptal tavsiyesi vermesi, hastanelerdeki idari işleyiş ve geçici görevlendirme süreçlerinde sıkça yaşanan mağduriyetlerin önlenmesi adına son derece yapıcı bir adımdır. Sağlık tesislerinin fiziki ve medikal altyapı yetersizliklerinden kaynaklanan zorunlu çalışma koşullarının, doğrudan sağlık personeli sorumluluğuymuş gibi yansıtılması sahada motivasyon kaybına yol açmaktadır. Bu karar, idari yaptırımların uygulanmasında mevzuatın ne denli titizlikle incelenmesi gerektiğini ve somut olaylardaki haklı gerekçelerin göz ardı edilmemesi gerektiğini ortaya koymuştur.
Tıbbi altyapı eksikliği nedeniyle hastalarına doğru ve kaliteli hizmet sunabilmek adına inisiyatif alan sağlık çalışanları, idari bürokrasi ile mesleki sorumluluklar arasında kalmamalıdır. Sağlık Bakanlığı'nın binalar arası görevlendirmelerde teknik donanım uyumluluğunu önceden sağlaması, bu tür hukuki uyuşmazlıkların henüz ortaya çıkmadan çözülmesine katkı sunacaktır. KDK'nın hukuk devleti ve belirlilik ilkelerine dayandırdığı bu emsal niteliğindeki kararın, sağlık sistemi içerisindeki tüm disiplin soruşturmalarına rehberlik etmesini ve çalışan haklarının korunması yönünde olumlu bir farkındalık oluşturmasını temenni ediyoruz.
Kaynak: Sağlık Personeliyiz / Özel Haber




