Down Sendromu Davasında Emsal Karar: Kadın Doğum Uzmanına Faiziyle 78 Milyon TL Tazminat

Türkiye’de sağlık hukukunda nadir görülen bir karar Diyarbakır’da verildi. Down sendromlu doğum sonrası açılan tıbbi ihmal davasında, kadın hastalıkları ve doğum uzmanı hekime faiziyle birlikte yaklaşık 78 milyon TL tazminat yükümlülüğü getirildi. Karar, hem sağlık camiasında hem de hukuk çevrelerinde büyük yankı uyandırdı.

Gebelik Takibi Tartışma Konusu Oldu

Dava dosyasına yansıyan bilgilere göre aile, gebelik sürecinde down sendromu tarama testleri ve olası riskler konusunda yeterince bilgilendirilmediklerini ileri sürerek mahkemeye başvurdu. Anne ve baba, doğumdan sonra çocuğun down sendromlu olduğunu öğrendiklerini ve bu durumun kendilerine gebelik döneminde açık şekilde anlatılmadığını savundu.

Davaya konu olan süreçte, ikili tarama, üçlü tarama ve ileri prenatal testlerin yapılmaması ya da yapılmasına yönelik bilgilendirmenin eksik olduğu iddiası dosyanın temelini oluşturdu.

“Aydınlatılmış Onam” Detayı Kararı Belirledi

Davalı hekim ve hastane savunmasında, anne adayının tarama testlerini kabul etmediğini öne sürdü. Dosyaya sunulan epikriz kayıtlarında bu yönde ifadeler yer aldı. Ancak mahkeme, epikriz notlarının tek başına hukuki anlamda geçerli bir aydınlatılmış onam sayılmayacağına hükmetti.

Mahkeme kararında, aydınlatılmış onamın açık, anlaşılır, yazılı ve ispatlanabilir olması gerektiği, aksi halde hekimin sorumluluğunun doğabileceği vurgulandı.

Tazminat Tutarı Faizle Katlandı

Yerel mahkeme tarafından yapılan yargılama sonucunda ilk etapta yaklaşık 44 milyon TL maddi ve manevi tazminatkararı verildi. Ancak kararın kesinleşme süreci ve faiz hesaplamalarıyla birlikte toplam tutar yaklaşık 78 milyon TL seviyesine ulaştı.

Karar sonrası icra sürecinin başlamasıyla birlikte hekimin, işlemleri durdurabilmek adına bankaya 3 milyon TL teminat yatırmak zorunda kaldığı öğrenildi.

Devlet Hastanesinde Su Sızıntısı: Koridorlar Çamurla Kaplandı
Devlet Hastanesinde Su Sızıntısı: Koridorlar Çamurla Kaplandı
İçeriği Görüntüle

Sağlık Camiasında Endişe Yarattı

Verilen bu karar, özellikle kadın doğum uzmanları başta olmak üzere sağlık çalışanları arasında ciddi bir endişeye neden oldu. Uzmanlar, prenatal takip sürecinde yapılan her bilgilendirmenin mutlaka yazılı ve imzalı belgeyle kayıt altına alınması gerektiğine dikkat çekiyor.

Sağlık hukukçuları ise bu davanın, malpraktis davalarında emsal oluşturabilecek nitelikte olduğunu ve benzer davaların önünü açabileceğini ifade ediyor.

Uzmanlardan Uyarı: Belgelenmeyen Bilgi Yok Hükmünde

Kararla ilgili değerlendirme yapan hukukçular, sözlü bilgilendirmenin yeterli sayılmadığını, hasta ya da hasta yakınının bilgilendirildiğinin mutlaka belgeyle ispatlanması gerektiğini vurguluyor. Aksi halde hekimlerin, yüksek tutarlı tazminatlarla karşı karşıya kalabileceği belirtiliyor.