Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca tutuklu Mehmet M. hakkında hazırlanan iddianame, 10. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi.

İddianamede, İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince Lice'nin Saydamlı Mahallesi Dokuzkat mezrası kırsalında geçen yıl terör örgütü PKK/KCK'ya yönelik düzenlenen operasyonda teröristlere ait sığınaklarda yapılan aramada ele geçirilen dijital materyallerin incelendiği ve Irak'ın kuzeyinde teröristlerle çekilmiş fotoğrafı bulunan kişinin tespiti için çalışma başlatıldığı belirtildi.

İnceleme sonucunda başlatılan soruşturma kapsamında, İstanbul'da 16 Ağustos 2022'de görev yaptığı özel hastanede gözaltına alınan doktor M.M'nin tutuklandığı kaydedildi.

Yüz tanıma sistemine ilişkin hazırlanan raporda, fotoğraflarda yer alan kişinin "çok yüksek ihtimal" ile yüzde 93 tutuklu sanık M.M. olduğunun tespit edildiği, fotoğraflardaki terör örgütü üyelerinden 3 doktor hakkında da yakalama kararı bulunduğu ifade edildi.

Memurlar Masaya Bu Teklifle Gelecek Memurlar Masaya Bu Teklifle Gelecek

"Örgütün görevlendirmesiyle farklı birimlerde faaliyet yürütmüştür"

M.M'nin Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde 27 yıl çalıştıktan sonra KHK ile ihraç edildiğinin belirlendiği kaydedilen iddianamenin sonuç kısmında şu değerlendirmede bulunuldu:

"Şüpheli, terör örgütü PKK'nın kırsal yapılanmasına katılmış, örgüt bünyesinde sağlıkçı olarak faaliyet yürütmüş, örgütün kırsal kamp alanlarında silahlı, ideolojik ve askeri eğitim almış, aynı yerlerde sağlık eğitimi vermiş, örgütün görevlendirmesiyle farklı birimlerde faaliyet yürütmüştür. Örgütün Kuzey Irak yapılanmasında bulunmak, bölücü terör örgütü mensuplarıyla buluşmak, irtibatlı olmak ve üniversite imkanlarını terör örgütü PKK'nın amacı doğrultusunda kullanmak, devlet bünyesindeki sağlık malzemelerini örgüt mensuplarına göndermek eylemleriyle örgütün hiyerarşisine dahil olmuştur. Örgütün amacı doğrultusunda bilerek, isteyerek hareket ettiği ve örgüt ile organik bağa sahip olduğundan üzerine atılı 'silahlı terör örgütüne üye olmak' suçunu işlemiştir. Şüphelinin 1990'dan 2017'ye kadar devlet kadrosunda doktor olarak kamu görevinde bulunarak maaş aldığı, eylemlerini devlet memuruyken gerçekleştirdiği, bu anlamda devlete sadakat ve bağlılık yükümlülüklerini yerine getirmediği hususuyla üniversite öğrencilerine olan etkisi ve yoğunluğu gözetilerek, cezanın tayininde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiği anlaşılmıştır."

Sanık M.M. ise iddianamede yer alan ifadesinde şunları anlattı:

"1990'da doktor olarak kamuda görevime başladım. 2017'de KHK ile ihraç oldum. 2015'te eşimle Irak'a yasal yollardan gittim. Gidiş amacım doktor olduğum için daha iyi şartlar ve maddi olanakları gözeterek, iş amaçlıydı. Kuzey Irak'a gitmemi kimse söylemedi. Orada imkanların iyi olduğunu duyduğum için gittim. Orada irtibatlı olduğum bir doktor arkadaşım vardı. Bu kişiyle de 6-7 yıl önce görüştüm. Tahmini 4-5 gün Süleymaniye'de kaldım. Kaldığım süre boyunca otelde konakladık. Kimsenin evine gidip kalmadık. Kod adı kullanmadım. Irak'ta bulunduğum zamanda kimse bizi gezdirmedi. Fotoğraflarda yer alan kişileri tanımıyorum. Bu kişilere tıbbı yardım ve sağlık eğitimi vermem söz konusu değildir. PKK üyesi olan doktorlarla irtibatım olmadı. Fotoğraflarda gösterilen kişi bana benzetiliyor fakat ben değilim. Etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istemiyorum."

Editör: Ertuğrul Gülmez