1 Mayıs İşçi Bayramı yaklaşırken, sağlık sendikacılığında sular ısınıyor. Sağlık Liyakat-Sen Genel Başkanı Mehmet Demirel, yaptığı yazılı açıklamada mevcut yetkili sendikal yapının ve sağlık idarecilerinin yaklaşımlarını sert bir dille eleştirdi. Sağlık camiasının kronikleşmiş problemlerinin devasa bir yük haline geldiğini ifade eden Demirel, meydanlarda yapılan eylemlerin ve kutlamaların artık bir "tiyatroya" dönüştüğünü iddia etti.
"Sorunlar İstatistik Değil, Çözüm Bekleyen Gerçeklerdir"
Sağlık ordusunun her bir ferdinin geleceğe güvenle bakabileceği bir sistemi hak ettiğini vurgulayan Genel Başkan Demirel, sorunların her yıl aynı cümlelerle geçiştirilmesinden duyduğu rahatsızlığı şu sözlerle dile getirdi:
"Sağlık çalışanlarımızın sorunları artık birer istatistik ya da her yıl tekrarlanan cümleler olmaktan çıkmalı; ivedilikle kalıcı çözümlere kavuşmalıdır. Bu sorunları çözmek bir lütuf değil, devletin ve idarecilerin asli görevidir. Bizim pusulamız siyasi ikbal değil, sağlık emekçisinin alın teridir."
İdarecilere de odalarına kapanmamaları yönünde çağrıda bulunan Demirel, personeliyle arasına duvar ören bir yönetim anlayışıyla sağlık sisteminde başarıya ulaşılamayacağını, makam kapılarının çalışana kapatılamayacağını hatırlattı.
Teşvik Ödemelerindeki Adaletsizlik ve Sosyal Tesis Eksikliği
Sağlık çalışanlarının ekonomik ve sosyal haklarında ciddi bir gerileme yaşandığına dikkat çeken Mehmet Demirel, özellikle iki büyük eksikliğin altını çizdi:
-
Teşvikte Adalet: Çalışma barışını ve iş huzurunu kökten bozan teşvik ek ödemelerindeki adaletsizlikler derhal revize edilmelidir.
-
Sosyal Tesis ve Fon Eksikliği: Polsan veya Oyak gibi devasa kurumların üyelerine sağladığı sosyal yardım fonları ile tesisleşme imkanlarının Sağlık Bakanlığı bünyesinde bulunmaması büyük bir adaletsizliktir. Koca sağlık ordusunun yorgunluk atabileceği, dinlenebileceği kendine ait bir tek sosyal tesisi dahi yoktur.
"1 Mayıs'ta Resmi Tatil Dışında Ne Kazandınız?"
Açıklamasının son bölümünde yetkili sendikalara doğrudan meydan okuyan Demirel, 1 Mayıs üzerinden yapılan programların sahadaki çalışana hiçbir fayda sağlamadığını iddia ederek şu sert soruyu yöneltti: "Yetkili sendikalara bir sözüm var; tiyatro oynamak için il ve meydan aramaktan vazgeçin de kamu çalışanlarının kangren olmuş sorunlarını çözün. Yeter artık ümit tacirliğine bir son verin! 1 Mayıs emekçi bayramı adı altında yıllarca yaptığınız programlarda tek kazandığınız bir şey var; o da 1 Mayıs'ın resmi tatil ilan edilmesi. Bunun dışında sahaya yansıyan tek bir kazanımınız var mı? Söyler misiniz?"
🩺 Sağlık Personeliyiz Analizi
Sağlık Liyakat-Sen Genel Başkanı Mehmet Demirel’in yetkili sendikalara yönelik "tiyatro oynamayı bırakın" çıkışı, aslında sahada yıllardır sarı sendikacılıktan illallah etmiş yüz binlerce sağlık personeli emekçisinin iç sesidir. Sağlık Personeliyiz ekibi olarak net bir şekilde ifade ediyoruz: Her yıl Mayıs ayı geldiğinde meydanlarda basına süslü demeçler verip, kalan 11 ay boyunca Sağlık Bakanlığı koridorlarında çalışanın hakkını masada bırakanların maskesi artık düşmüştür.
Demirel'in "Teşvik Ödemeleri" ve "Sosyal Tesis" vurgusu ise sahanın en can alıcı iki yarasına parmak basmaktadır. Bugün aynı serviste, aynı nöbette, aynı riski alarak çalışan hemşire, laborant, teknisyen ve tıbbi sekreter arasında uçurum düzeyinde teşvik adaletsizliği vardır. Bu durum sağlık sistemi içindeki iş barışını dinamitlemektedir. Emniyetin, askeriyenin, öğretmenlerin kendilerine ait yüzlerce lokali, kampı ve sosyal tesisi varken; pandemi de dahil tüm pandemik ve sismik krizlerde canını dişine takan sağlık çalışanları için bir misafirhane bile çok görülmektedir. Bakanlık çalışanına sadece bir sicil numarası olarak bakmayı bırakmalı; sendikalar da siyasetin gölgesinden çıkıp gerçek anlamda meydanların hakkını vermelidir. Şov değil, masada söke söke alınmış haklar istiyoruz!




