Kamu görevlilerinin sendikal haklarını, örgütlenme özgürlüklerini ve toplu sözleşme masasının işleyişini kökten değiştirecek yeni bir mevzuat revizyonu için kollar sıvandı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen geniş kapsamlı süreçte; hukukçular, akademisyenler ve bürokratlardan oluşan uzman kadrolar teknik değerlendirmeler yapmak üzere masaya oturdu. Yapılacak yasal düzenlemelerle, Türkiye’deki kamu sendikacılığı mevzuatının uluslararası normlara ve ILO sözleşmelerine tam uyumlu hale getirilmesi amaçlanıyor.

Mevcut Sistemde Yaşanan Sorunlar Giderilecek

Bakanlık çatısı altında sürdürülen revizyon çalışmalarında, bugüne kadar yapılan toplu sözleşme dönemlerinde tıkanıklığa yol açan, uygulamada ise sahada aksaklıklar yaratan kurumsal problemler öncelikli başlıklar arasında yer alıyor. Masada hakem heyetinin yapısından, sendikal barajlara, mazeret izinlerinden sendikal izinlerin kullanımına kadar sahadaki sağlık personeli, öğretmen, büro memuru gibi milyonlarca kamu emekçisini ilgilendiren kritik maddeler tek tek masaya yatırılıyor.

Memur-Sen’den Sosyal Diyalog Vurgusu

Kamu görevlileri sendikalarının çatı kuruluşu olan Memur-Sen’in Genel Başkanı Ali Yalçın da yürütülen reform sürecine dair stratejik açıklamalarda bulundu. Toplu sözleşme süreçlerinde ve bu kararların taşra teşkilatlarındaki uygulama aşamalarında ciddi sorunlarla karşılaşıldığını ifade eden Yalçın, bu problemlerin ancak güçlü bir sosyal diyalog yoluyla çözülebileceğini belirtti. Konfederasyon olarak sahadaki tüm aksaklıkları ve çalışanların taleplerini ilgili platformlara kesintisiz olarak iletmeye devam ettiklerini aktardı.

En Düşük Memur Maaşı 68 Bin TL Oluyor: 4 Aylık Enflasyon Farkı Netleşti!
En Düşük Memur Maaşı 68 Bin TL Oluyor: 4 Aylık Enflasyon Farkı Netleşti!
İçeriği Görüntüle

Hedef: Grevli ve Gerçek Anlamda Güçlü Sendikal Yapı

Planlanan tarihi düzenlemeyle birlikte, kamu görevlilerinin sendikal hak ve özgürlüklerinin genişletilmesi, yetki süreçlerinin şeffaflaştırılması ve uluslararası arenadaki muadilleri gibi çok daha etkin, bağlayıcı bir toplu sözleşme mekanizmasının oluşturulması hedefleniyor. Bürokrasi ve sendika koridorlarında heyecan yaratan bu çalışmaların, önümüzdeki süreçte meclis gündemine taşınacak somut kanun teklifleriyle şekillenmesi bekleniyor.


🩺 Sağlık Personeliyiz Analizi

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile yetkili konfederasyonun "ILO normlarına uyum" adı altında bir araya gelmesi, yıllardır toplu sözleşme masalarında hakları tırpanlanan, enflasyon karşısında ezilen ve grev hakkı elinden alınmış olan sağlık çalışanları için teoride olumlu ancak pratikte soru işaretleriyle dolu bir gelişmedir. Sağlık Personeliyiz ekibi olarak net bir şekilde ifade etmek isteriz ki; uluslararası normlardan ve gerçek bir sendikacılıktan bahsedeceksek, öncelikle masanın yapısını adil hale getirmek şarttır.

Bugün hastanelerde, acil servislerde ve ASM'lerde görev yapan bir hemşire, ebe, ATT veya tekniker, mevcut 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu'nun prangaları yüzünden hak arayamaz durumdadır. ILO’nun 87 ve 98 sayılı sözleşmeleri açıkça "grev ve toplu sözleşme hakkını" ayrılmaz bir bütün olarak tanımlarken, Türkiye’deki sağlık sistemi içinde çalışan memurlar sadece "toplu görüşme" yapabilmekte, son sözü ise her zaman hükümetin çoğunlukta olduğu Kamu Görevlileri Hakem Kurulu söylemektedir. Hakem kurulunun bugüne kadar çalışan lehine tek bir majör karar vermediği sahada herkesin malumudur.

Eğer gerçek bir reform yapılacaksa; sağlık personeline grev hakkı tanınmalı, sendika üyesi çalışanlara yönelik mobbingleri engelleyen cezai yaptırımlar getirilmeli ve en önemlisi toplu sözleşme ikramiyesi gibi hileli barajlarla bağımsız sendikaların önünü kesme sevdasından vazgeçilmelidir. Sahadaki sağlık personeli artık laf cambazlığı ya da bürokratik oyalama taktikleri değil; cebine yansıyacak, nöbet koşullarını iyileştirecek ve insanca dinlenme hakkı sunacak somut yasal güvenceler beklemektedir. Masadaki pazarlıkları sağlık emekçileri adına milim milim takip edeceğiz.


Kaynak: Sağlık Personeliyiz / Özel Haber