Çalışma hayatında kartlı geçiş ve imza dönemini geri getirecek, hem kamu hem de özel sektördeki milyonlarca çalışanı doğrudan ilgilendiren tarihi bir hukuki döneme girildi. Edinilen bilgilere göre, Kişisel Verileri Koruma Kurulu (KVKK), iş yerlerinde mesai takibi amacıyla parmak izi, yüz tanıma, iris ve retina taraması gibi biyometrik verilerin işlenmesini hukuka aykırı bulan radikal bir İlke Kararı yayımladı. Resmi Gazete’de yer alarak yürürlüğe giren bu karar, tüm kurumlar için bağlayıcı nitelik taşıyor.
"Personelin Açık Rızası Var" Savunması Artık Geçersiz!
Kurul, işverenlerin mesai takip sistemleri için sıklıkla öne sürdüğü "çalışanın açık rızasını aldık" şeklindeki yasal savunmasını masaya yatırdı. Yayımlanan kararda, işçi ile işveren arasındaki yapısal güç dengesizliğine açıkça dikkat çekildi. Personelin işini kaybetme korkusu, mobbing veya idari baskı altında verdiği rızanın özgür iradeye dayanmadığı hukuken vurgulandı. Ayrıca biyometrik verilerin ele geçirildiğinde değiştirilemez ve geri döndürülemez yapısı nedeniyle çok sıkı korunması gerektiği, mesai takibi gibi basit bir idari işlem için harcanamayacağı hatırlatıldı.
Kararın Arkasında AYM ve Danıştay’ın Emsal Kararları Var
KVKK’nın aldığı bu bağlayıcı ilke kararının temelini yüksek yargının daha önce verdiği emsal kararlar oluşturuyor:
-
Anayasa Mahkemesi (AYM): Bir belediyede parmak iziyle mesai takibi yapılmasını "kanunilik şartı taşımadığı" gerekçesiyle özel hayatın gizliliğinin ihlali olarak değerlendirmişti.
-
Danıştay: Avuç içi damar okuma sistemiyle mesai takibi yapılmasını, kanunun temel ilkelerine aykırı bularak iptal etmişti.
Ölçülülük İlkesi Çiğneniyor: Kartlı ve PIN Tabanlı Döneme Dönüş
KVKK, sadece giriş-çıkış kontrolü gibi sınırlı bir amaç için bu denli yoğun ve hassas verilerin işlenmesini "ölçüsüz" buldu. Piyasada bu amaca hizmet eden daha az müdahaleci alternatiflerin bulunduğunu belirten Kurul, işverenlerin acilen şu yöntemlere geçmesi gerektiğini bildirdi:
-
Şifreli kart veya PIN tabanlı sistemler,
-
RFID / NFC özellikli personel kimlik kartları,
-
Geleneksel imza ve kağıt bazlı devam çizelgeleri.
Kişisel Verileri Koruma Kurulu, alternatif yöntemleri uygulamayıp biyometrik veri kullanmaya devam eden işverenler hakkında Kanun'un 18'inci maddesi uyarınca idari para cezalarının derhal kesileceğini ilan etti.
🩺 Sağlık Personeliyiz Analizi
Sağlık Bakanlığına bağlı hastanelerde, il sağlık müdürlüklerinde ve özellikle 112 acil sağlık hizmetleri istasyonlarında uzun süredir tartışma konusu olan "parmak iziyle veya yüz tanımayla mesai takibi" uygulaması, KVKK’nın bu tarihi ilke kararı ile tamamen tarihe karışmıştır. Hastaneler gibi binlerce çalışanın giriş çıkış yaptığı kurumlarda, personelin açık rızası olsa bile parmak izi veya yüz tarama sistemlerinin dayatılması artık açık bir hukuk ihlalidir.
Nöbet usulüyle çalışan, yoğun iş yükü altında ezilen ve zaten idari amir baskısını üzerinde hisseden kamu ve özel sektör kuruluşları personeli için bu karar, kişisel hakların korunması adına büyük bir devrimdir. Başta Sağlık Bakanlığı olmak üzere, tüm sağlık kurumlarının acilen mevcut biyometrik veri tabanlarını imha etmesi ve hızlıca şifreli kart, NFC kart veya geleneksel imza çizelgeleri gibi alternatif yöntemlere geçiş yapması gerekmektedir. Aksi takdirde, bu sistemde ısrar eden hastane yöneticileri ve veri sorumluları çok ciddi mali ve idari cezalarla karşı karşıya kalacaktır. Kararın, haklarını korumak için mücadele eden tüm sağlık camiasına hayırlı olmasını diliyoruz.





