Türkiye'de milyonlarca çalışanın ve emeklinin gözü kulağı, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan verilerdeydi. Eski başkan Erhan Çetinkaya’nın görevden alınmasının ardından yerine atanan yeni başkan Mehmet Arabacı, ilk enflasyon sınavını verdi. Açıklanan mayıs ayı enflasyon verileri doğrultusunda, yıllık enflasyon yüzde 32.61 olarak kayıtlara geçti. Bir türlü düşürülemeyen bu oranlar; asgari ücretli, emekli ve memur maaşlarının alım gücünü derinden sarstı.
Asgari Ücretin Alım Gücü 23 Bin 412 TL’ye Geriledi
TÜİK’in yüzde 16.61 olarak hesapladığı beş aylık enflasyon oranına göre, 28 bin 75 lira 50 kuruş olan asgari ücret tutarının alım gücü sadece beş ayda 4 bin 663 TL eridi. Böylece asgari ücretin reel alım gücü 23 bin 412 TL seviyesine düşmüş oldu. Öte yandan Türk-İş tarafından yapılan araştırmaya göre, mayıs ayında açlık sınırı 35 bin 174 TL olarak belirlendi. Bu durum, asgari ücretin alım gücünün açlık sınırının tam 11 bin 762 TL gerisinde kaldığını ortaya koydu.
Emeklinin ve Memurun Maaş Farkı Beş Ayda Buharlaştı
Yapılan son düzenleme ile 3 bin 119 TL artışla 20 bin TL’ye yükseltilen en düşük emekli aylığı, beş aylık süreçte enflasyon karşısında 3 bin 322 TL değer kaybetti. Böylece emekliye verilen zam farkı tamamen erirken, en düşük memur emeklisi aylığının alım gücü de 4 bin 632 TL erimiş oldu. Yaklaşık 4 milyon devlet memurunun kaybı ise adeta cep yaktı. Ocak zammı ile 60 bin 737 TL’ye yükseltilen en düşük memur maaşı alan bir kamu görevlisinin enflasyon karşısındaki net kaybı 10 bin 88 TL seviyesine dayandı.
Türkiye Yüksek Enflasyonda OECD Birincisi! DİSK-AR
tarafından yayımlanan enflasyon bültenine göre Türkiye, yüksek enflasyon oranları ile OECD ülkeleri arasında açık ara birinci sırada yer alıyor. Enerji ve gıda dışı enflasyon oranı yüzde 32 olarak kayıtlara geçerken; Türkiye’yi yüzde 5.8 ile Estonya ve yüzde 5.6 ile Kolombiya takip etti. Gelir dağılımındaki adaletsizlik ise en çok dar gelirli kesimi vurdu. En düşük yüzde 20’lik gelir grubu toplam gelirden sadece yüzde 6.4 pay alabilirken, bu grubun bütçesindeki gıda harcamaları payı yüzde 29.2 gibi yüksek bir orana ulaştı.
🩺 Sağlık Personeliyiz Analizi
Açıklanan bu çarpıcı enflasyon verileri ve maaşlardaki erime trendi, gece gündüz demeden kamuda canla başla görev yapan fedakar sağlık personeli ve tüm kamu çalışanlarımızı derinden etkilemektedir. En düşük memur maaşındaki 10 bin liralık kayıp, hastanelerde nöbet tutan, acil servislerde ve polikliniklerde ter döken sağlık çalışanları kadrolarının alım gücünü ciddi oranda düşürmüştür. Sahadaki personelin motivasyonunun korunması ve insani yaşam koşullarının sürdürülebilmesi adına, ekonomik kayıpları telafi edecek adil bir düzenleme yapılması camiamızın en büyük beklentisidir.





