Sağlık camiasının bir süredir yakından takip ettiği ve 09.04.2026 tarih ve 33219 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik yargıya taşındı. Genel Sağlık-İş Sendikası Genel Merkezi ve Hukuk Müşavirliği, mevzuat üzerinde yaptıkları detaylı incelemelerin ardından sahada ciddi mağduriyetler yaratacağını belirttikleri düzenlemelerin yürütmesinin durdurulması ve iptali istemiyle Danıştay'da dava açtı.
"Uzaktan Muayene Tıbbi Hataya Yol Açabilir"
Dava dilekçesinde, yeni yönetmelikle getirilen uzaktan sağlık hizmeti sunmak ibarelerinin iptali talep edildi. 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu'nun Bakanlığa bu konuda sınırsız bir yetki vermediğini belirten sendika; altyapısı ve hukuki zemini oturmamış olan tele-tıp (uzaktan muayene) modelinin, hekimlerin hastayı fiziki olarak muayene etmesini engelleyeceği için doğrudan tıbbi hata (malpraktis) riski doğuracağını vurguladı.
Şiddet Uygulayan Hastanın Naklinde "Tek Hekimli ASM" Unutuldu
Yönetmelikte sağlık personeli ve hekimlere şiddet uygulayan kişilerin mevcut aile hekiminden kaydının alınarak başka bir hekime aktarılması düzenlenmişti. Sendika, bu maddede tek hekimli aile hekimliği birimleri için hiçbir özel kural getirilmediğini, bu durumun eksik düzenleme teşkil ederek aleyhte durum yarattığını beyan etti. Ayrıca askere giden hekimlerin dönüşteki sözleşme öncelik hakkından bedelli askerlik yapanların mahrum bırakılmasının da anayasal eşitlik ilkesine aykırı olduğu savunuldu.
"Demirbaş Hak Gaspı ve Siber Riskler Kabul Edilemez"
Davanın en önemli başlıklarından birini ise aile sağlığı merkezi ortak kullanım alanları ve malzemeleri oluşturdu. Aile hekimlerinin kendi öz kaynaklarıyla aldığı tıbbi cihaz, demirbaş ve ekipmanlar üzerinde "hiçbir hak iddia edemez" hükmünün getirilmesi mülkiyet haklarının ihlali olarak değerlendirildi. Bununla birlikte, hekimlerin Bakanlığa ait sağlık bilgi yönetim sistemi dışında alternatif veya yedek bir yazılım kullanmasının yasaklanmasının, olası bir siber saldırı veya teknik arıza durumunda sağlık hizmetinin sürekliliğini tehlikeye atacağı ifade edildi.
Esnek mesainin kaldırılmasına rağmen gruplandırma personeli çalışma saatlerinin belirsiz bırakılmasına da itiraz eden Genel Sağlık-İş, "Sağlık emekçilerinin haklarını korumak adına en detaylı davayı açtık" açıklamasında bulundu.
🩺 Sağlık Personeliyiz Analizi
9 Nisan 2026'da yürürlüğe giren bu düzenleme, birinci basamak sağlık hizmetlerinin omurgası olan aile hekimleri ve aile sağlığı çalışanları için koruyucu olmaktan ziyade yeni yükler ve hukuki riskler getirmektedir. Genel Sağlık-İş tarafından açılan bu iptal davası, sahada görev yapan meslektaşlarımızın haklı çığlığına tercüman olmuştur. Özellikle dijitalleşme adı altında dayatılan uzaktan sağlık hizmeti, tanı koyma süreçlerinde hekimin elini bağlayacak ve her geçen gün artan malpraktis davaları karşısında hekimlerimizi savunmasız bırakacaktır.
Sağlık Personeliyiz ekibi olarak, sağlıkta şiddet faili olan bir hastanın cezalandırılmak yerine sadece "başka bir aile hekimine transfer edilmesi" politikasının zaten yanlış olduğunu savunurken; yönetmeliğin tek hekimli ASM gerçeğini tamamen göz ardı etmesini büyük bir mevzuat hatası olarak görüyoruz. Doktorun, ebesinin, hemşiresinin cebinden harcayarak, aile sağlığı merkezi gideri bütçesiyle kurduğu klinik demirbaşlarına el konulur gibi şahsi hakların yok sayılması ve esnek mesai biterken gruplandırma personeli mesai saatlerinin karanlıkta bırakılması kabul edilemez. Danıştay’ın, bilimin ve tıp hukukunun gereklerini dikkate alarak bu haksız maddeler hakkında acilen yürütmeyi durdurma kararı vermesini bekliyoruz.




