Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) ekonomik veriler ışığında 2026 enflasyon hedefini yukarı yönlü revize etmesi, kamu çalışanlarının maaş hesaplarını altüst etti. Konuya ilişkin yazılı bir açıklama yapan Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci, mevcut maaş artış oranlarının hayatın gerçekleriyle bağdaşmadığını ifade etti.

Maaş Artışı Yüzde 18, Enflasyon Beklentisi Yüzde 26!

Kahveci, kamu görevlileri ve emekliler için 2026 yılı genelinde öngörülen toplam yüzde 18’lik (yüzde 11 + yüzde 7) artışın, Merkez Bankası’nın son açıkladığı yüzde 26’lık hedef karşısında şimdiden "eridiğini" belirtti. Yılın ilk 4 ayında TÜFE’nin yüzde 14,64 seviyesine ulaştığını hatırlatan Kahveci, memurların henüz dördüncü ayda 3,64 puanlık bir alım gücü kaybı yaşadığını kaydetti.

"Tahminler Değişiyor Ama Maaşlar Sabit Kalıyor"

Milyonlarca çalışanın ekonomik geleceğinin sadece tahminler üzerine kurulmasının yanlış olduğunu savunan Önder Kahveci, şunları söyledi:

Ali Yalçın: 4688 Sayılı Kanun İçin Düzenleme Süreci Başlıyor
Ali Yalçın: 4688 Sayılı Kanun İçin Düzenleme Süreci Başlıyor
İçeriği Görüntüle

"Tahminler sürekli revize ediliyor ancak maaş artışları aynı hızla güncellenmiyor. Enflasyon riskinin tüm yükü ücretli çalışanların ve emeklilerin omuzlarına yüklenmiş durumda. Bu durum sadece bir gelir kaybı değil, aynı zamanda ekonomik büyümenin de önündeki en büyük engeldir."

Türkiye Kamu-Sen’in 5 Maddelik Acil Talebi

Kahveci, ücret politikalarının güncel ekonomik şartlara uyarlanması için şu taleplerin karşılanması gerektiğini bildirdi:

  • 2026 yılı maaş artış oranlarının güncel enflasyon hedefine göre yeniden düzenlenmesi.

  • Alım gücü kaybını giderecek ek zam ödemesi.

  • Maaşlara kalıcı Refah Payı eklenmesi.

  • Enflasyon farkının sadece dönem sonlarında değil, aylık olarak yansıtılması.

  • Adil ve dinamik bir ücret güncelleme sistemine geçilmesi.


🩺 Sağlık Personeliyiz Analizi

Genel Başkan Önder Kahveci’nin vurguladığı bu ekonomik tablo, özellikle 7/24 hizmet veren sağlık personeli için çok daha derin bir anlam taşıyor. Nöbet ücretlerinden teşvik ödemelerine kadar her kalem, memur maaş katsayısına bağlı olduğu için enflasyon karşısındaki her 1 puanlık sapma, sağlık çalışanının cebinden doğrudan nakit eksilmesi demektir.

Saha gözlemlerimiz; personelin temel harcama kalemlerindeki artışın, resmi enflasyonun çok üzerinde olduğu yönündedir. "Refah Payı" talebi, artık lüks değil, sağlık çalışanlarının mesleki motivasyonunu korumak için bir zorunluluktur. Yetkililerin bu "haklı" çağrıya kulak tıkaması, sağlık sistemindeki personel memnuniyetini daha da aşağı çekecektir.


Kaynak: memurlar.net