Elazığ'da özel sağlık sektörünü derinden sarsan ve kamu kaynaklarının nasıl yağmalandığını gözler önüne seren dev bir yolsuzluk operasyonuna imza atıldı. Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İl Jandarma Komutanlığı KOM Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından yürütülen derinlemesine teknik ve fiziki takip neticesinde; Elazığ Medikal Hospital, Eyşan Özgü Bakım Merkezi ve Dünya Diyaliz Merkezi mercek altına alındı. Yapılan incelemelerde bu kuruluşların SGK mevzuatına aykırı işlemlerle haksız kazanç sağladığı ve devasa boyutta kamu zararına yol açtığı saptandı.
23 Gözaltı: Hastane Yönetim Kurulu Başkanı Yolculukta Yakalandı
Düğmeye basan jandarma ekipleri, belirlenen adreslere eş zamanlı baskınlar düzenledi. Operasyon kapsamında aralarında doktor, hemşire, hastane yöneticileri ve bazı kamu personelinin de yer aldığı 23 şüpheli kıskıvrak yakalanarak gözaltına alındı. Soruşturmanın en kritik halkalarından biri olan Elazığ Medikal Hospital ve Özel Doğu Anadolu Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı Op. Dr. Ali Ş. ise dün akşam saatlerinde Kırıkkale'de seyir halindeyken jandarma ekiplerince yakalandı. 18 ev ve 3 iş yerinde yapılan aramalarda dijital materyallere ve tüm muhasebe evraklarına el konuldu.
"Burada Hasta Bile Yok!" Dehşetin Görüntüleri Telefonda Çıktı
Yüzyılın sağlık skandalını ise bir hastane personelinin cep telefonuyla gizlice kaydettiği görüntüler ele verdi. Söz konusu görüntülerde, hastanenin yoğun bakım servisindeki yatakların bomboş olduğu, ancak monitörlerin ve solunum cihazlarının siber sistemde "hasta yatıyoralarmış gibi" açık bırakılarak veri akışı sağlandığı görüldü.
Çekim yapan personelin kendi kendine konuşurken kayda giren şu sözleri, kurulan mobbing ve usulsüzlük çarkını tüm çıplaklığıyla kanıtladı:
"Bunlar bir yolunu bulur. Kaç kişi geldi çıktı, kaç kişi parasını aldı. Benim içeride 3 aylık param var. (...) Makineye bağlı falan değil. Bu da makineye bağlı değil. Hepsini mi göstermişler? Burada hasta bile yok. Git dersen gitmem, bu istifa ettirmek için mobbing."
🩺 Sağlık Personeliyiz Analizi
Yenidoğan çetesi skandalının yankıları henüz hafızalardayken, Elazığ'da patlak veren bu yoğun bakım yolsuzluğu sağlık sistemindeki denetim açıklarını ve ticarileşmenin getirdiği ahlaki çöküşü bir kez daha gözler önüne sermiştir. Sırf SGK'dan yüksek fatura tahsil edebilmek adına, yoğun bakım gibi hayati bir üniteyi hayalet cihazlarla "dolu" göstermek, tıp etiğine ve insanlığa sığmayan bir suçtur.
Sağlık Personeliyiz ekibi olarak madalyonun diğer yüzüne de dikkat çekmek istiyoruz: Videodaki personelin "İçeride 3 aylık param var, gitmesem ekmeğimden olacağım, bu mobbingdir" feryadı, özel hastane patronlarının kıskacındaki hemşire, teknisyen ve sağlık işçilerinin nasıl bir kölelik düzenine ve suça zorlandığını açıkça kanıtlamaktadır. Emekçinin maaşını gasp edip devleti soyan bu zihniyet temizlenmelidir. Suçsuz sağlık çalışanlarının hakları korunmalı, bu çarkı kuran ve kamuyu zarara uğratan en tepedeki isimler en ağır cezayı almalıdır. Camia olarak bu davanın takipçisiyiz.



