İzmir'de 2018 yılında meydana gelen ve özel yaşlı bakımevleri ile huzurevlerindeki denetim mekanizmalarını tartışmaya açan Fatma Uraz'ın trajik ölümüyle ilgili adli süreçte yeni bir dönüm noktasına ulaşıldı. Bakımevinde kalan yaşlı kadına banyo yaptırdıkları sırada sıcak suyla ağır şekilde yaralanmasına yol açan ve olayın ardından durumu gizlemek için vücuduna merhem sürüp bekleten bakımevi çalışanları Nesrin Ö. ve Tuğçe A.'nın hapis cezalarının istinaf tarafından onanmasının ardından gözler kurum hekimine çevrilmişti.

Huzurevi Doktoru Hakkında Ayrı Dava Açılmıştı

Mağdur ailenin avukatlarının hukuki mücadelesi sonucu, olayda ihmali olduğu gerekçesiyle huzurevinin sorumlu doktoru Naciye S. hakkında açılan müstakil dava İzmir 58. Asliye Ceza Mahkemesi'nde karara bağlandı. Cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasında, sanık doktorun hastanın takibini doğru yapmadığı ve taksirle ölüme neden olma suçunu işlediğini belirterek cezalandırılmasını talep etti. Sanık hekim ve avukatı ise iddiaları reddederek kusurlarının bulunmadığını savundu ve beraat istedi.

Hapis Cezası Adli Para Cezasına Çevrildi

Dava dosyasındaki adli tıp raporlarını ve sorumluluk zincirini inceleyen mahkeme heyeti, doktor Naciye S.'yi suçlu buldu. İlk olarak 3 yıl 6 ay hapis cezası veren mahkeme, duruşmalardaki iyi hal indirimiyle bu cezayı 2 yıl 11 ay hapis cezası seviyesine düşürdü. Ardından sanığın ekonomik durumu, kişisel profili ve yargılama sürecindeki tutumunu göz önünde bulunduran hakim, hapis cezasını 21 bin 200 lira adli para cezası kararına dönüştürdü. Sanığın ödeme gücü de dikkate alınarak bu cezanın 6 eşit taksitle tahsil edilmesine karar verildi.

Elazığ'da 3 Sağlık Kuruluşuna Dev 'Evrakta Sahtecilik' Operasyonu!
Elazığ'da 3 Sağlık Kuruluşuna Dev 'Evrakta Sahtecilik' Operasyonu!
İçeriği Görüntüle

Bu emsal niteliğindeki karar, geriatri ve yaşlı bakım hizmetlerinde görev yapan sağlık personeli ile hekimlerin kurumsal ve bireysel sorumluluk sınırlarını göstermesi açısından hukuk tarihine geçti.


🩺 Sağlık Personeliyiz Analizi

İzmir'de yaşanan bu kahredici olay, Türkiye'de hızla sayıları artan özel huzurevleri ve yaşlı bakımevlerindeki sağlık personeli istihdamı, eğitimi ve tıp hukuku sorumluluğu açısından çok acı bir ders niteliğindedir. Bir yaşlı bakımevinde banyo sırasında meydana gelen ağır haşlanma vakasında, bakıcıların olayı gizlemeye çalışarak sadece merhem sürmesi ne kadar büyük bir vizyonsuzluk ve ihmalse; kurum doktorunun da bu süreci doğru yönetememesi adli makamlarca kusur sayılmıştır.

Sağlık Personeliyiz ekibi olarak meslektaşlarımızı çok önemli bir yasal gerçekle yüzleştirmek istiyoruz: Özel huzurevlerinde veya özel hastanelerde görev yapan huzurevi doktoru ya da sorumlu hekimler, alt kadrodaki personelin (hemşire, tıbbi sekreter, yaşlı bakım teknikeri, hasta bakıcı) yaptığı fiziki uygulamaları denetlemek ve hastanın genel sağlık durumundaki ani değişimleri takip etmekle yasal olarak mükelleftir. Personelin eğitimi ve klinikteki ihmalleri, "görmedim, duymadım" denilerek geçiştirilemez; ucu taksirle ölüme neden olma suçlamasına ve ağır maddi-manevi tazminatlara dayanır. Bu karar, sistemik hataların faturasının bireysel olarak hekime ve yardımcı personele nasıl kesildiğinin en somut kanıtıdır. Sahada görev yapan tüm sağlık çalışanlarının yetki ve sorumluluk sınırlarına azami dikkat göstermesi şarttır.


Kaynak: SABAH