İstanbul’da 106 bin sağlık emekçisini kapsayan promosyon sözleşmesi Bakanlık ve Ziraat Bankası arasında imzalandı. sözleşmesinin ihale yapılmadan, kapalı kapılar arkasında ve beklentilerinin altında imzalanmasına sağlık emekçileri isyan etti.

Sağlık Bakanlığı’ndaki 180 Bin İşçiye Tayin Hakkı Verilecek Mi? Sağlık Bakanlığı’ndaki 180 Bin İşçiye Tayin Hakkı Verilecek Mi?

Sağlık emekçileri kendilerinden habersiz, ihale yapılmadan imzalanan düşük promosyon sözleşmesine tepkili. İstanbul’da 106 bin sağlık emekçisini kapsayan promosyon sözleşmesi Sağlık Bakanlığı ile Ziraat Bankası arasında imzalandı. Anlaşmaya göre sağlık emekçilerine 3 yıl için 25 bin 200 TL nakit, 3 bin 800 TL para puan da kredi kartına 6 aylık dönemlerde 3 taksit şeklinde yüklenecek.

Promosyon ihalesinin kapalı kapılar ardında gerçekleşmesine, ihale usulü değil tek bankayla yapılmasına ve para puan için kredi çıkarılması zorunluluğu ve icralık olmamak şartına isyan eden sağlık emekçileri “Bu promosyondan banka kazanırken biz kaybettik” tepkisini gösterdi. Para puan değil nakit ödeme istiyoruz” dedi.

"ISMARLAMA SÖZLEŞME"

Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Aksaray Şubesi İşyeri Temsilcisi Aydın Erol, hastane bazında yapılan sözleşmeler yerine il bazında yapılan promosyon sözleşmelerinin sağlık emekçilerine kaybettirdiğine dikkat çekerek “Sağlık Bakanlığı illerde devam eden promosyon ihalelerini merkeze aldı. Bu yüzden özel bankalar devreden çıktı, rekabet kalktı. Kamu bankası olan Ziraat Bankasıyla aslında ısmarlama bir sözleşme imzaladılar. Yetkili sendika Memur-Sen de buna çanak tuttu” dedi. İstanbul’da 41 bin 500 TL’yle ihale devam ederken yarıda kesildiğine işaret eden Erol, “Bize hiçbir bilgi verilmeden bir öğreniyoruz ki Ankara’da işi bitirmişler ve işte üç yıl için 25 bin lira ödeme yapılacak. Şimdi de bankadan kredi kartı almaya zorluyorlar. Kredi kartı almazsan bu para puanlar yüklenmiyor. Sağlık emekçileri inanılmaz bir gelir kaybı yaşarken banka büyük bir kaynak kazandı” ifadelerini kullanarak para puan yerine nakit ödeme ve promosyon ödemesinin en az 35 bin TL olmasını istediklerini söyledi.

"KREDİ KARTI ZORLAMASI VAR"

SES Şişli Şube Eş Başkanı Fadime Kavak Sevim ise bunun gördükleri en kötü promosyon sözleşmesi olduğuna vurgu yaparak “İhale yarıda kesilerek Ankara’da bizlerden habersiz imzalandı. İhale yapılmadı, kapalı kapılar arkasında ne konuşuldu bilmiyoruz. Büyük bir fiyasko ve hayal kırıklığı yaşadık.  Daha yüksek bir rakam bekliyorduk. Ayrıca 3 bin 800 TL para puan için kredi kartı alma zorunluluğu getirdiler. Öte yandan başka bankalardan kullandıkları kredi kartlarından dolayı kredi kartı alamayan ya da kara listeye girenler kredi kartı alamayacağı için bu para puandan yararlanamayacak. Her türlü bankanın kazandığı bir sözleşme bu. Bu haksızlığın mutlaka çözülmesi gerekir” diye konuştu.

"YÜKSEK LİMİTLİ KREDİ KARTLARI AÇILDI"

SES İstanbul Anadolu Şubesi Eş Başkanı Nurdan Gürer, sadece kredi kartına, 3 taksitte ödenecek 3 bin 800 TL’lik para puana tepkili. Para puan için kredi kartı almak zorunda bırakılmalarını eleştiren Gürer “Bu kredi kartları da yüksek limitle açılıyor. Sağlık Bakanlığı, bizi resmen Ziraat Bankasının kredi kartını kullanmaya mecbur bırakıyor. Bu sağlık emekçilerine atılan bir kazıktır” dedi. Promosyon sözleşmesinin beklentilerinin çok altında kaldığını dile getiren SES İşyeri Temsilcisi Şahin Tanrıverdi ise İstanbul’daki ihalenin hiçbir gerekçe gösterilmeden iptal edildiğini hatırlatarak “Sağlık Bakanlığı bir görüşmeyle bu işi yaptı. Herhangi bir ihaleyle yapmadı. Burada ciddi bir mağduriyet oluştu. Birincisi herkes kredi kartı kullanmak istemiyor. Kredi kartı almadığında ise 3 bin 800 TL para puanı almayacak. İkinci mağduriyet ise banka notu kötü olanlara kredi kartına başvurduklarında dahi kredi kartı verilmiyor. Dolayısıyla otomatik olarak bu haktan yararlanamayacak” dedi.

"İCRALIK OLDUM, PARA PUANI ALAMAYACAĞIM"...

İcralık olduğu için kredi kartı çıkaramadığını ve bu yüzden 3 bin 800 TL olan para puandan yararlanamayacağını dile getiren bir sağlık emekçisi ise “Aldığım maaşla geçinemediğim için kredi kartlarına, kredilere yöneldim. Bu ödemeleri de yapamadığım için icralık oldum. İcralık olunca da ne kredi kartı ne de kredi veriyorlar. Yani yasal takip başlatılıyor. İşte onu zaten maaşınızdan faiziyle alıyorlar. Şimdi bu promosyon anlaşmasından kaynaklı yasal olarak para puan yatırmaları gerekiyor. Fakat kredi kartım olmadığı için para puan yatırmıyorlar. Ben şimdi ondan yararlanamıyorum. Bazı arkadaşlar da var mesela inancından dolayı, kredi kartı kullanmıyor. Şimdi onlara da yatmıyor. Yani kredi kartını zorunlu kılıyor.  Bu sistemin değişmesi gerekir” dedi.

"HUKUKEN DE TARTIŞMALI BİR SÖZLEŞMELİ"

SES Hukuk Danışmanı Avukat Beraat Bayraktar, promosyon sözleşmesinin, demokratik ve şeffaf olarak gerçekleştirilmediği gibi hukuki niteliği de tartışmalı olan bir sözleşme olduğunu söyledi. Sendikaların bu sürecin dışında tutulmasını eleştiren Bayraktar “Biz de 2007’ye 21 sayılı bir başbakanlık genelgesi var. Orada yetkili sendikanın bu süreçte yer alması gerektiği belirtiliyor. Ama yetkili sendikanın dahi bu promosyonla ilgili sürece dahil edilip edilmediği konusunda hiçbir bilgimiz yok. Şimdi büyük oranda bu promosyon ödemeleri çalışanlara, emekçilere yapıldı. Bankalara da yatırıldı. Ama henüz promosyon sözleşmesi ya da protokolü ya da maaş ödeme sözleşmesi göremedik. Yani böyle gizli yürütülen bir sürecin sonucunda ortaya çıkmış saklı gizli bir belgeymiş muamelesi var. Bu çok rahatsız edici bir durum. Hukuken de rahatsızlık verici bir durum. Sağlık emekçileri kendileri adına yapılmış hukuken tartışmalı da olsa bir sözleşmenin içeriğinden habersizler” dedi.