Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi'nde görev yapan bazı doktorların haksız kazanç sağladığı iddiaları üzerine başlatılan teknik ve fiziki takip süreci operasyonla sonuçlandı. Siber ve kaçakçılık polisi tarafından titizlikle yürütülen delillendirme çalışmalarının ardından, sağlık camiasında infial yaratan "rüşvet" ve "dolandırıcılık" iddiaları yargıya taşındı.
Hastalardan "Bıçak Parası" ve Rüşvet İddiası
Soruşturmanın merkezinde, üniversite hastanesinde görevli bazı hekimlerin, doğrudan veya medikal firmalar ile ilaç mümessillerini aracı kılarak hastalardan haksız kazanç talep ettikleri iddiası yer alıyor. Ekiplerin yürüttüğü çalışmalarda; rüşvet, nitelikli dolandırıcılık ve kamu hizmetlerinden yararlanma hakkının engellenmesi suçlarına dair bulgulara ulaşıldığı belirtildi.
2 İlde Eş Zamanlı Baskın ve Gözaltılar
12 Mayıs tarihinde Samsun'un Atakum, İlkadım, Bafra ve Çarşamba ilçeleri ile Ordu ilinde belirlenen adreslere eş zamanlı baskınlar düzenlendi. Toplamda 18 şüphelinin gözaltına alındığı operasyonda, emniyetteki işlemleri tamamlanan 11 kişi savcılık talimatıyla serbest bırakılırken; 4 doktor, 1 ilaç mümessili ve 2 medikal şirket yetkilisi olmak üzere toplam 7 kişi adliyeye sevk edildi.
Karar Verildi: 2 Hekim Cezaevinde
Nöbetçi sulh ceza hakimliğine çıkarılan şüphelilerden, OMÜ bünyesinde görevli doktorlar İ.K. ile Ü.B., üzerlerine atılı suçların niteliği ve mevcut delil durumu göz önünde bulundurularak tutuklandı. Diğer iki doktor (M.G.Ö. ve H.S.C.) ile medikal firma temsilcileri ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Olayla ilgili adli ve idari sürecin devam ettiği öğrenildi.
🩺 Sağlık Personeliyiz Analizi
Üniversite hastaneleri, tıp eğitiminin ve nitelikli sağlık hizmetinin kalbi konumundadır. Bu tür "rüşvet" ve "haksız kazanç" iddiaları, gece gündüz fedakarca çalışan binlerce sağlık çalışanının emeğine ve meslek onuruna gölge düşürmektedir. Sağlık Personeliyiz ekibi olarak vurgulamak isteriz ki; yargı süreci devam eden bu olayda, suçun şahsiliği esastır. Ancak sistem içerisindeki denetim mekanizmalarının ve etik kurulların daha etkin çalışması, hem hasta haklarının korunması hem de meslek grubunun itibarının zedelenmemesi açısından hayati önem taşımaktadır.




