Tunceli Başsavcılığı görevine atanan Ebru Cansu’nun talimatıyla raftan indirilen ve Jandarma Suç Araştırma Timleri (JASAT) tarafından kurulan özel ekiple baştan ele alınan Gülistan Doku dosyası, "kayıp" statüsünden "cinayet soruşturmasına" dönüştü. Eklenen 700 saatlik ek güvenlik kamerası (KGYS) ve PTS kayıtlarının ardından düzenlenen operasyonlarda, aralarında üst düzey isimlerin de bulunduğu çok sayıda kişi tutuklandı.

Eski Başhekim İçin Cinayet Suçlaması Gündemde

Soruşturma kapsamında, Gülistan Doku’nun hastane kayıtlarını sildiği iddiasıyla daha önce "Resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek" suçundan tutuklanan dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir hakkında çok konuşulacak bir iddia ortaya atıldı.

Doku ailesinin avukatı Ali Çimen, PTS kayıtlarının incelenmesi sonucunda eski Başhekim Özdemir’in olay günü Gülistan Doku’nun son görüldüğü noktadan aracıyla geçiş yaptığının saptandığını açıkladı. Avukat Çimen konuya ilişkin, "Çağdaş Özdemir'in de artık örtbastan ziyade Gülistan'a yönelik olarak gerçekleşen insan öldürme olayından da artık sorumlu hale geldiğini" ifade etti. Soruşturmada adı geçen hastanenin bilgi işlem görevlileri Burçin Y. ve Yücel E. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.

Milletvekili İsmail Ok'a Yanlış İlaç Davasında Flaş Gelişme: Ceza Talebi
Milletvekili İsmail Ok'a Yanlış İlaç Davasında Flaş Gelişme: Ceza Talebi
İçeriği Görüntüle

Eski Vali ve Oğlu da Cezaevinde

Genişletilen soruşturma kapsamında, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel ‘Suç delillerini yok etme, gizleme ve resmi belgeyi bozma’ suçlarından; oğlu Mustafa Türkay Sonel ise ‘Kasten öldürme’ suçlamasıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi. Gülistan Doku’nun eski erkek arkadaşı Zeinal Abarakov ve ailesinin de aralarında bulunduğu toplam 11 kişi hakkında tutuklama kararı verilirken, ABD’de bulunan şüpheli Umut Altaş için kırmızı bülten çıkarıldı.


🩺 Sağlık Personeliyiz Analizi

Gülistan Doku soruşturması, adalet arayan bir ailenin feryadı olmasının yanı sıra, kamu bürokrasisi ve kurumların güvenirliği açısından da tarihi bir sınav niteliğindedir. Davanın sağlık camiasını derinden yaralayan boyutu ise, gerçeğin ortaya çıkartılmasında en büyük kanıt olabilecek hastane kayıtlarının, dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi ve bilgi işlem personeli eliyle silindiği iddiasıdır.

Hekimlik ve sağlık yöneticiliği sadece hastaları tedavi etmekle sınırlı değildir; dürüstlük, meslek ahlakı ve hukuka saygıyı da beraberinde getirir. Bir genç kızın hayattan koparılmasına dair delillerin bir sağlık tesisinde karartılmaya çalışılması iddiası, tüm sağlık camiası adına utanç vericidir. Bağımsız yargının yürüttüğü bu titiz soruşturma neticesinde, suçu ve ihmali olan tüm kamu görevlilerinin en ağır cezayı almasını ve Gülistan Doku için adaletin gecikmeli de olsa tecelli etmesini temenni ediyoruz.


Kaynak: T24