“Doktor Dövebiliyoruz” Diyen Şahıs Hakkında Suç Duyurusu “Doktor Dövebiliyoruz” Diyen Şahıs Hakkında Suç Duyurusu

SES Eş Genel Başkanı Hüsnü Yıldırım ve Manisa Şube yöneticilerinin hastane bahçesinde yaptığı açıklamada yaşanan saldırıyla ilgili gerekli hukuki girişimlerde bulunulduğu ifade edildi.

SAĞLIK HİZMETİ SAĞLIKLI VE GÜVENLİ KOŞULLARDA YAPILMALIDIR

SES Manisa Şubesi’nin yönetim kurulu üyesi olduğu belirtilen hemşire Selda Şahin’in şiddete uğramasının kabul edilemez bur durum olduğu vurgulanan basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi “Bugün burada hiç olmasını istemediğimiz bir olay nedeniyle toplandık. Artık hepiniz de biliyorsunuz ki biz sağlık çalışanlarının sağlıkta şiddete hiç tahammülü kalmadı. Şiddet ister fiziksel olsun ister sözlü, ister duygusal iş huzurunu bozan medeni olmayan bir davranış biçimidir. Hele ki bu kurum içi şiddetse, ceza karşılığı mutlaka olmalıdır. Yoksa iş barışını bozar, çalışanların motivasyonlarında düşüşe neden olur.

DOKTOR HEMŞİRELERDEN KENDİ ADINA KODLAMA YAPILMASINI İSTEMİŞ

Salihli Devlet Hastanesinde görev yapmakta olan ve sendikamızın da yönetim kurulu üyesi olan hemşire arkadaşımız Selda Şahin birlikte çalıştığı Dr. B. S. tarafından sözlü ve üstüne fiziksel şiddet maksatıyla yürümek kaydıyla şiddete maruz kalmıştır. Doktor Bülent Sarıkaya, servis hemşirelerinin yaptığı, kendi yapmadığı pansuman işlemlerini, servis hemşirelerinden kendi adına kodlamalarını istemiştir. Selda arkadaşımız da, yatan hastaya uygulanan hemşirelik işlemlerinin Sağlık Uygulama Tebliği tarafından belirlenen ve genel bütçeye girecek şekilde kodlama yaptığını söylemiş, isteğini gerçekleştiremeyeceğini bildirmiştir. Bu uygulama bugüne kadar hep böyle uygulandığı halde Dr. B. S. kendi adına doktor kodunun girilmesini tüm servis hemşirelerinden talep etmiştir. Ancak Selda hemşire bunun uygun olmadığını, böyle bir kodlama yapmayacağını, bunun haksız kazanç olacağını söylemesi üzerine Dr. B. S., Selda hemşireye ‘’ Hemen! hemen defolup gidiyorsun bu servisten, seni bu serviste istemiyorum çalışmayacaksın” diyerek sinkaflı sözcükler kullanarak “yarın sabah servisten gideceksin” manasında hiç de ağza alınmayacak cümleler sarf etmiştir.

“SİNKAFLI SÖZ ETMEK KİMSENİN HADDİ DEĞİLDİR”

Ardından hakaretlerine devam etmiş, sendikacı olmasını da sinkaflı sözcüklerle eleştirmiştir. Sendikalı olmak her devlet memurunun yasal hakkıdır. Selda Şahin de 6 yıldır bu görevi alnının akıyla, hakkıyla icra etmektedir. Sendikamıza ve yöneticiliğine sinkaflı söz etmek hiç kimsenin haddi değildir.

“HASTANE YÖNETİMİNDEN GEREĞİNİ YAPMASINI BEKLİYORUZ”

Dr. B. S. öfkesini frenlemek şöyle dursun, tüm servis çalışanlarının önünde tehditlerine “Sen kimsin lan imza toplayıp attıracağım seni bu servisten” diyerek devam etmiştir. Tüm hasta ve hasta yakınlarının karşısında yapılan bu aşağılayıcı, itibar zedeleyici hakaretlerin Türk hukuk sisteminde ceza karşılığı vardır. Biz de genel başkanımızın da katılımıyla yapmış olduğumuz basın açıklamasında hastane yönetimine yapmış olduğumuz baş vurumuzun titizlikle incelenip suçlunun tüm suçları için ayrı ayrı hak ettiği cezalarını almasını istiyoruz. Dr. B. S.’nın “Bu kodu gireceksiniz ve ben para kazanacağım sana ne oluyor, kimsin lan sen? Sen kimsin ki kabul etmiyorsun? Sözleriyle gözünü para hırsı bürüdüğünü, “Sana giren çıkan ne, defol git senin amirin kim lan telefonu kaç” diyerek bağırmasından hiyerarşi tanımadığını da yöneticilere hatırlatmak isteriz. Olay üzerine tutanağını tutan arkadaşımız idareye de uğrayıp durumu anlatmış, İdari hizmetler müdürüne de yapılan işlemin doğru olup olmadığını danışmış. Hemşire işlemlerinin genel kodla girilmesinin doğru olduğu bilgisini de yöneticilerinden almıştır.

HAKARETLER HASTANE YÖNETİMİNİN YANINDA DA DEVAM ETTİ

Selda hemşire Sağlık Hizmetleri Müdürümüz Elif hanımın kapısına geldiğinde içeriden bağırtılar duymuş, içeri girdiğinde müdür, müdür yardımcısı, Başhekim yardımcısı ve Dr. B.S.’nın odada hakaretlerini bağıra bağıra tekrar ettiğini duymuş. Hastane yönetiminin şahitliğinde hakaretlerini yenilemiştir. Yöneticilerin karşısında bu kadar rahat şiddetine devam etmesi de ayrıca manidardır.

BAŞHEKİM GÖRÜŞME TALEBİNİ KABUL ETMEDİ

Yaşanan olay üzerine 1 gün sonra Sendika Şube Yönetimi olarak hem Dr. B. S.’yı hem de Salihli Devlet Hastanesi başhekimini ziyarete gittik. Ancak başhekim bey görüşme isteğimizi kabul etmeyip bir bahane bularak bizleri görmemek için alelacele kurumdan ayrılmıştı. Biz de Dr. B.S.’ya uğradık ve o öfke dili, Selda hanıma hakaretleri, üstenci tavrını bizimle görüşmesinde de devam ediyordu. Üstelik bizleri de yargılamaya çalışarak Sendikal örgütlenmemizle ilgili hakaretlerini kabul edemeyeceğimizi, ekip çalışmasına zarar verdiğini, bu sürecin müdahili olacağımızı kendisine ilettik.

“TÖLERANS GÖSTERİLMESİ MÜMKÜN DEĞİLDİR”

Olay ertesinde de yine Selda hemşireye nöbetinde serviste de kendi hastalarına bakmasına, tedavileri yapmasına engel olmak için telefonlar edip arkadaşımızın görevine de engel olmuştur. Mesleki sorumluluğunu yerine getirmesine müdahale yapmaya hiçbir hakkı yoktur. Hem hastanın güvenliği açısından malpraktise sebep olabileceği gibi hem de hastaların can güvenliğini de tehlikeye atmaktadır.

Tüm bu yaşananlar belki pek çok sağlık kurumunda karşımıza çıkmakta ama çoğunlukla karşı durulmayıp olağanlaştırılıp çalışmaya devam edilmekte, yönetenler tarafından da görmezden gelinmektedir. Ancak hem kişisel, hem mesleki hem de sendikal haklara yapılan bu saldırı hele ki kendisinin de bir sendika üyesi olan Dr. B. S.’ya yakışmamıştır ve tolerans gösterilmesi mümkün değildir. Şubemiz tarafından gerekli girişimler yapılmış, hastane yönetiminin de bu konuda taraf olarak gerekli yasal işlemin yapılması ve hastanede iş barışının sağlanması konusunda gerekli müdahalenin yapılmasını beklemekteyiz. Süreci hukuksal olarak da yürütmekte kararlıyız. Sağlık hakkı sunumu ancak sağlıklı ve güvenli ortamlarda daha kolay ve nitelikli olacaktır. Biz Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası olarak bu koşulları sağlamak için elimizden geleni yapmaya, mücadelesini vermeye devam edeceğiz. Şiddet nereden ve nasıl gelirse gelsin asla kabul edilebilir değildir. Bunu da birlikte mücadeleyle ve gerekli yasal düzenlemelerin oluşmasını sağlayarak başaracağız.”