SES tarafından yapılan açıklamada, iş sağlığı ve güvenliği konusunda yürütülen sistemsel ve mevzuat çalışmalarının, sendikalar ve meslek örgütleri yok sayılarak hazırlandığı ifade edildi. Açıklamada, çalışanları temsil eden yapıların dışarıda bırakıldığı, buna karşın sermayeyi temsil eden kurumlarla politika belirlendiği belirtildi.
Sendika, bu yaklaşımın iş kazalarının ve işçi cinayetlerinin hız kesmeden devam etmesine göz yumulması anlamına geldiğini savundu.
“Kazanılmış Haklarımız Bir Bir Budanıyor”
SES açıklamasında, bugüne kadar yapılan her mevzuat değişikliğinde mücadeleyle kazanılan hakların aşamalı olarak ortadan kaldırıldığı vurgulandı. Son olarak Bakanlığın, hastanelerin tehlike sınıfını düşürmeye yönelik bir düzenleme üzerinde çalıştığının öğrenildiği ifade edildi.
Bu düzenlemenin hayata geçirilmesi halinde, sağlık çalışanlarının iş sağlığı ve güvenliği açısından ciddi kayıplar yaşayacağı belirtildi.
“Hastaneler Çok Tehlikeli Çalışma Alanlarıdır”
SES, açıklamasında geçmişte yaşanan acı kayıpları hatırlattı. Ersin Arslan, Zafer Açıkgözoğlu, Ekrem Karakaya, pandemi sürecinde ve 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybeden sağlık emekçileri, hastanelerde alınmayan önlemlerin bir sonucu olarak anıldı.
Açıklamada, psikolojik şiddet, yoğun çalışma koşulları ve güvensiz ortamlar nedeniyle tükenen ve yaşamına son veren genç sağlık çalışanlarının da unutulmadığı vurgulandı.
Bilimsel Veriler Tehlikeyi Ortaya Koyuyor
SES, bilimsel yöntemlerle yapılan risk değerlendirmelerinin hastanelerin çok tehlikeli iş yerleri olduğunu açıkça ortaya koyduğunu belirtti. Açıklamada, sağlık emekçilerinin;
- kimyasal maddeler,
- biyolojik ajanlar,
- radyasyon ve radyoaktif maddeler,
- ergonomik ve psikolojik riskler,
- şiddet olayları ve silahlı saldırılar
gibi çok sayıda riskle karşı karşıya kaldığı ifade edildi.
“Yaşam Hakkımız Bürokratların İki Dudağı Arasında Olamaz”
SES, açıklamasında sert ifadeler kullanarak, gece nöbeti tutmamış, sahada çalışmamış bürokratların aldığı kararlarla sağlık emekçilerinin yaşam hakkının riske atılamayacağını vurguladı. Hastanelerde görev yapan her sağlık çalışanının, bu ortamların “çok tehlikeli” olduğunu yaşayarak öğrendiği belirtildi.
Sendikalara Ve Meslek Örgütlerine Çağrı
SES, kaybedilen çalışma arkadaşlarının anısına saygı duymanın yeterli olmadığını, “yaşamak ve yaşatmak istiyoruz” sözünün gereğinin yerine getirilmesi gerektiğini ifade etti. Bu kapsamda, Bakanlığın iş sağlığı ve güvenliği mevzuatında aleyhte yapacağı düzenlemelere karşı durmak için tüm sendikalar ve meslek örgütleri ortak mücadeleye davet edildi.




