Tunceli'de 5 Ocak 2020 tarihinden bu yana kendisinden haber alınamayan ve kayıp dosyasından dönerek "kasten öldürme" şüphesiyle derinleştirilen Gülistan Doku soruşturması, kamu hastanelerindeki dijital veri ve arşiv güvenliği krizini bir kez daha gündeme taşıdı. Soruşturmanın dijital ayağında yürütülen incelemelerde, Tunceli Devlet Hastanesi'ndeki bazı kritik hastane kayıtlarının silinmesi şüphesi üzerine gözaltına alınan ve adli kontrol şartıyla serbest bırakılan bilgi işlem personeli Burçin Yerlikaya'nın savcılık ifadesi ortaya çıktı.

"Başhekim Çağdaş Özdemir Kendini Kurtarmak İçin İftira Attı"

Savcılık sorgusunda hakkındaki iddiaları kesin bir dille reddeden Burçin Yerlikaya, veri silme işlemlerine dair hiçbir ilgisi ve dahlinin bulunmadığını savundu. Soruşturma kapsamında daha önce tutuklanan dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir’i hedef alan Yerlikaya, "Eski başhekim, yasal süreçte köşeye sıkışınca kendi sorumluluğunu gizlemek ve kendisini kurtarmak amacıyla bana yönelik asılsız suçlamalarda bulunmuştur. Bu iftiralara karşı hukuki süreç tamamlandıktan sonra kendisinden şikayetçi olacağım" diyerek idari kademeye meydan okudu.

"Log Kayıtlarını Silecek Yetkimiz Yok, Siber Saldırı Olabilir"

Hastanenin HBYS (Hastane Bilgi Yönetim Sistemi) veri tabanından hiçbir hastaya ait geçmiş bilgisini silmediğini, Gülistan Doku veya bir başkasına ait kayıtlara müdahale etmediğini belirten Yerlikaya, teknik savunmasında şunları aktardı:

"Ne Gülistan Doku’nun ne de başka hastaların kayıtlarını sildim. Üst makamlardan böyle bir talep gelse dahi yasal sorumluluğu nedeniyle bunu asla kabul etmezdim. Kaldı ki, bizlerin sistemdeki kök log kayıtlarını tamamen yok edecek bir idari ve teknik yetkinliği, sistem yetkisi bulunmamaktadır."

Hastanede bazı verilerin kayıp olduğunun saptanması ihtimaline de değinen bilgi işlem personeli; kurumda zaman zaman yaşanan ani elektrik kesintileri ile sistemsel arızaların veri kaybına yol açmış olabileceğini, ya da hastane dışından profesyonel bir hacker saldırısı/dış müdahale gerçekleştirilmiş olabileceğini iddia etti. Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı, kör noktada kalan dijital verilerin tespiti için siber suçlar uzmanlarıyla birlikte çok yönlü soruşturmasını sürdürüyor.


🩺 Sağlık Personeliyiz Analizi

Tunceli Devlet Hastanesi’nde kayıp Gülistan Doku dosyası üzerinden patlak veren "veri silme" ve "karşılıklı suçlama" krizi, Türkiye’deki kamu hastanelerinin idari yapısını, dijital veri güvenliğini ve en önemlisi sağlık personeli ile idareciler arasındaki iş barışının geldiği tehlikeli noktayı açıkça ilan etmektedir. Sağlık Personeliyiz ekibi olarak, adaletin tecelli etmesi için en ufak bir dijital izin dahi hayati önem taşıdığı böyle bir cinayet şüphesi dosyasında, hastane koridorlarının ve arşivlerinin bir şaibe odağı haline getirilmesini üzüntü ve endişeyle takip ediyoruz.

SGK Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) Değişikliği Resmi Gazete’de!
SGK Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) Değişikliği Resmi Gazete’de!
İçeriği Görüntüle

Bir sağlık kurumunda en üst düzey amir olan Başhekimin tutuklanması ve hemen ardından teknik personelin "Başhekim kendini kurtarmak için bana iftira attı" diyerek savcılığa sığınması, kamudaki yönetim krizinin boyutlarını göstermektedir. Hastaneler, sadece hastaların muayene edildiği binalar değildir; adli vakaların, adli raporların ve toplumsal hafızanın en kritik dijital delillerini barındıran stratejik merkezlerdir. Eğer bir hastanede log kayıtları, siber saldırı iddiaları ya da elektrik kesintisi gibi basit bahanelerle manipüle edilebiliyor ya da silinebiliyorsa, orada ne hastaların veri gizliliği kalmıştır ne de sağlık çalışanları kadrolarının hukuki güvencesi vardır.


Kaynak: TRT Haber