Aydın’da görev yaparken açılan dava sonucunda yarı zamanlı çalışma hakkını kazanan hemşire, İzmir’e naklen atanmasının ardından aynı hakkın yeni görev yerinde engellenmesiyle yeniden mağdur edildi. Bunun üzerine sendika tarafından ikinci kez yargı yoluna başvuruldu.
Mahkemeden Yürütmeyi Durdurma Kararı
İzmir 8. İdare Mahkemesi, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun Ek 43. maddesi kapsamında yapılan yarı zamanlı çalışma talebinin reddine ilişkin işlemin yürütmesini durdurdu.
Mahkeme kararında, daha önce başka bir üniversitede görev yaparken mahkeme kararıyla yarım zamanlı çalışmaya başlayan bir memurun, naklen atanması sonrasında da bu hakkını kullanmaya devam edebileceği net şekilde ifade edildi.
İdarenin Takdir Yetkisi Bulunmadığı Vurgulandı
Kararda, ilgili mevzuatın açık ve net olduğu, idarenin bu konuda takdir yetkisinin bulunmadığı ve tesis edilen işlemin hukuka aykırı olduğu belirtildi.
Mahkeme ayrıca, söz konusu işlemin uygulanması hâlinde davacının aile hayatı ve çocuğunun bakım ihtiyacı açısından telafisi güç zararlar doğabileceğine dikkat çekerek yürütmenin durdurulmasına hükmetti.
Aile Hayatı ve Çocuk Bakımı Ön Planda
Yargı kararında, yarı zamanlı çalışma hakkının yalnızca bir çalışma düzeni değil, aynı zamanda aile bütünlüğü ve çocuk bakımı açısından temel bir hak olduğuna vurgu yapıldı. Bu yönüyle karar, benzer durumda olan kamu çalışanları için emsal niteliği taşıyor.
Genel Başkan Kahveci’den Açıklama
Karara ilişkin değerlendirmede bulunan Genel Başkan Önder Kahveci, yarı zamanlı çalışmadan kimlerin ve hangi koşullarda yararlanacağının kanunda açıkça düzenlendiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“İdarelerin kanunun önüne geçmek için çeşitli gerekçeler üretmesi yanlış ve sakıncalıdır. Bu tür uygulamalar kamu yönetimine zarar vermektedir. Kurum yöneticileri mevzuatın üzerinde değildir. Verilen mahkeme kararları, yarı zamanlı çalışmada hiçbir memurumuzun mağdur edilemeyeceğini açıkça ortaya koymuştur.”
Emsal Niteliğinde Karar
Mahkemenin verdiği bu karar, yarı zamanlı çalışma hakkı bulunan hemşireler ve diğer kamu çalışanları açısından önemli bir hukuki güvence olarak değerlendiriliyor. Sendika yetkilileri, benzer mağduriyetlerde hukuki mücadelenin sürdürüleceğini vurguladı.





